Yükleniyor
Tekirdağ Yükleniyor...

Hakan Türksoy – HAMUR İŞİ İÇİN YATIYA GİDERİM

29 Temmuz 2026 Güncel
29 Tem 2026 09:43

Hakan Türksoy – HAMUR İŞİ İÇİN YATIYA GİDERİM

Haberleri izlemek psikolojime ve tansiyonuma iyi gelmediği için, belgesellerle birlikte pandemi günlerinde çekimlerine başlanan; iki tiyatro sanatçısı kardeşimizin dünyayı birlikte gezdiği video serisini de izliyorum.

Galiba serinin üçüncü bölümüydü… İki arkadaşın Bosna’da yedikleri kıymalı börekten sonra söylenen bir söz, hâlâ aklımdan çıkmıyor.

“Hamur işi için yatıya giderim.” Doğrusunu söylemek gerekirse ben de aynı fikirdeyim.

Bu arada bizim kültürde “yatıya gitmek”, öyle kolay kolay yapılacak bir iş değildir. Yakınlık ister, samimiyet ister. Ama konu börek, çörek, poğaça, mantı olunca insan her şeyi unutuyor.

İşte bu söz de tam olarak bunu anlatıyor. Tabii hamur işi deyince benim aklıma sadece börek, çörek ya da poğaça gelmiyor. Baklava geliyor, Laz böreği, Kürt böreği, çi börek, su böreği geliyor. Kısacası sofralarımızı yüzyıllardır süsleyen onlarca lezzet geliyor.

Fakat biz kendi değerlerimizi ve gerçekleri konuşmak, anlatmak yerine boş tartışmalarla uğraştık. Uğraşmaya da devam ediyoruz. Bu arada öyle bir hale geldik ki ne yatıya ne oturmaya misafir gelmesin diye dua eder olduk. Yine de boş durmayıp boş baklavayı yarattık. Bunu fırsat bilen komşu Yunanistan, içi dolu baklavayı kendi mutfağının ürünü gibi dünyaya tanıtmayı başardı.

Büyük uğraşlardan sonra baklava olayını halettik ama boş baklavanın içini hala dolduramadık. Her şeyin çok güzel olduğu günlerde baklavanın da içini tekrar dolduracağız inşallah. Baklavayı kurtardık ama komşu boş durmuyor. Şimdi de sıra Karadeniz’in eşsiz tatlısı Laz böreğine gelmiş durumda. Yunanistan’da “Galaktoboureko” adıyla tanıtılan bu tatlı ile Laz böreği birbirine benziyor. Zaten yüzyıllar boyunca aynı coğrafyada yaşayan toplumların mutfaklarının birbirini etkilemesi son derece doğal. Ancak önemli olan, bu lezzetin kökenini doğru anlatabilmek.

Araştırmalar, Doğu Karadeniz’de özellikle Rize ve Hopa çevresinde Lazların “Paponi” adıyla en az iki yüz yıldır yaptığı bu tatlının köklü bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor. Üstelik “Galaktoboureko” adındaki “boureko” kelimesinin de Türkçedeki “börek” sözcüğünden gelmesi dikkat çekici bir ayrıntı.

İki tatlı arasında önemli farklar da var. Laz böreğinin en belirgin özelliği, muhallebisine çok az karabiber katılmasıdır. İşte onu farklı yapan sır da budur. Yunan usulünde ise karabiber kullanılmaz; irmik, limon ve portakal aroması daha ön plandadır.

En önemlisi de Türkiye, “Rize Laz Böreği”ni Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescil ettirmiş durumda. Yani bu tatlının Doğu Karadeniz’e ait özgün kimliği resmî olarak da kayıt altına alınmış bulunuyor.

Benim asıl üzüldüğüm ise başka… Bizim mutfağımız dünyanın en zengin mutfaklarından biri. Ama biz çoğu zaman sahip olduklarımızın değerini, başkaları sahip çıkınca anlıyoruz.

“Orda bir köy var uzakta. Gezmesekte tozmasakta o köy bizim köymüzdür” misali… Hamur işi için yatıya giderim ama yiyemesekte, tadamasakta kültürümüzü kimseye yatıya vermem.