Yükleniyor
Tekirdağ Yükleniyor...

Hakan Türksoy – SEN DAHA DÜNKÜ ÇOCUKSUN

29 Temmuz 2026 Güncel
29 Tem 2026 16:50

Hakan Türksoy – SEN DAHA DÜNKÜ ÇOCUKSUN

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere göre ömrümüz uzuyormuş. Doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıla çıkmış. Erkekler ortalama 75,9, kadınlar ise 81,1 yıl yaşıyor.

Bu 81,1 rakamı bana en düşük emekli maaşındaki 23,552 sayısını hatırlattı. Maaştaki 2’yi yaştaki 1’i nasıl hesapladıklarını çok merak ediyorum.

Öyle ya da böyle hanımlar biz erkeklerden beş yıl fazla yaşıyor… İşin içine annelik girince bizden daha uzun yaşamayı hak ediyorlar. TÜİK’in açıklamasından öncede insan ömrünün bir şekilde uzadığının farkındaydık. Keşke her şeyin farkında olabilsek. Farkında olan zaten farkında. Farkında olanlar, farkında olmayanları düşünmekten kurtulsa işte o zaman ömürler daha da uzayacak…

Her şey bir yana, güzel ve sevindirici bir haber bu. Tıp ilerliyor, sağlık hizmetleri gelişiyor ve insanlar eskisine göre daha uzun yaşıyor. Ama bence asıl mesele kaç yıl yaşadığımız değil, o yılları nasıl yaşadığımız.

Çünkü aynı araştırmada dikkatimi çeken başka bir rakam daha vardı. Sağlıklı yaşam süresi ortalama 58 yıl.

Yani geriye kalan yıllarda hastane koridorlarını, ilaç kutularını ve doktor randevularını biraz daha fazla tanıyoruz.

Kısacası 55’ten sonra hayırlı işler (!) Bir başka gerçek de eğitim seviyesi yükseldikçe yaşam süresinin uzaması. Demek ki okulda öğrenilen bilgiler sadece diploma kazandırmıyor, hayata da birkaç yıl ekliyor. Bunun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?

Eğitim tartışmalarına girmek istemiyorum ama erkek ya da kadın, bir insanın iyi eğitim almasını istemeyenler bilerek ya da bilmeyerek ömürleri kısaltıyor.

Cumhuriyet kurulmadan önce (1920’lerin başı ve Osmanlı’nın son dönemi) Anadolu topraklarında doğuşta beklenen ortalama insan ömrü yaklaşık 35-40 yıl civarındaydı. Günümüzde 35-40 yaşındaki birine “sen daha dünkü çocuksun” diyorlar (!)

Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk ve arkadaşlarına bir kez daha minnettarız.

Bizim kuşak için ise işin başka bir tarafı var. Altmış beş, yetmiş yaşına gelince insan sabah uyandığında önce dizlerine, sonra beline, ardından aynaya bakıyor. Hepsi görev başındaysa, “Bugün de iyiyiz, çok şükür.” diyerek güne başlıyor (!)

Velhasıl, ömrün uzaması güzel haber… Ama keşke sadece yıllarımız değil, sağlıklı, huzurlu ve ekonomik sıkıntı yaşamadan geçirdiğimiz yıllar da uzasa.

Çünkü uzun yaşamak güzel de, o ömrü gerçekten yaşayabilmek çok daha güzel.