Onur Sinan Güzeltan 1985 İstanbul doğumludur. Hukuk öğrenimini, Uluslararası Ticaret Hukuku yüksek lisansını yapar. Moskova Halkların Dostluğu Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi alanında doktora çalışmalarını sürdürür. “Vişne Bahçesi’nde Savaş” kitabında, Sovyetler yıkıldıktan sonra Rusya’daki gelişmeleri, Ukrayna Savaşı’nın nedenlerini, bugün gelinen noktayı ve yeni arayışları, ünlü, yetkili kişilerle yaptığı söyleşilerle günümüze aktarır.
Yazar, sunu yazısında iki yılı bulan Ukrayna savaşında, Rusya’nın nereye gittiğini söyleşilerle açıkladığını belirtir. Batı kültür dünyasının gerilediğini, Yeni Dünya’nın başladığını Rusya’nın tarihiyle birlikte irdeler. Bir kış gününde Moskova’daki ortamı, kar yağışını, çalışan Türk işçilerini, Aziz Niketas Manastırı’nı, kilise papazını, Kremlin Sarayı’nı, barda votka içen Kafkasyalıları vb. tanıtır. Ukrayna’nın gerçek Rusya olduğunu belirtirken Hrusçov’un Kırım’da Ruslara hainlik ettiğini, Sovyetlerin temellerini dinamitlediğini söyler. Ukrayna’nın NATO üyeliğinin Rusya’ya darbe olduğunu vurgular. Fas asıllı Fransız gazeteci Anna da yazarla birliktedir. Putin’in Macron’a kötü davrandığını, oysa Rus aydınlarının Fransa’ya âşık olduklarını açıklar. Yazar, Lenin önderliğinde Batı’ya kafa tutulduğunu, 1990’lardaki çöküşten sonra ailelerin dağıldığını, ABD’nin Rusya’yı etnik olarak böldüğünü, oligarkların tüm birikimleri çaldıklarını anlatır. Putin’le bir toparlanmaya geçildiğini, ancak Ukrayna’ya saldırının uzun bir savaş olacağını vurgular.
Yazar, uluslararası gazeteciler grubuyla trenle 25 saat süren bir yolculuktan sonra Restov’a, oradan da Rus Savunma Bakanı’nın çağrılısı olarak Donbas’a gider. Çin’in Rusya’yı desteklediğini anımsatıp Rus siyasetinin ünlü ismi Mironov’la görüşür. Türkiye NATO’da olduğu halde, iyi ilişkileri olduğunu, ekonomik desteğini över. Çin’le çıkarlarının ortak olduğunu, Avrupa’nın ABD etkisinde yanlış göç politikalarıyla yorulduğunu belirtir. Batı’yı eleştirirken Rusya ve Türkiye’nin iki Avrasya ülkesi olduğunu, işbirliğinin önemli olduğunu vurgular. Şanghay İşbirliğini, BRICS örgütlenmelerini destekler. 1994’ten beri Putin’le arkadaş olan Mironov, tüm ülkelerin ve halkların barışını savunur.
Yazar, Donetsk’te 2014’ten beri savaş olduğunu, her yerin yıkıldığını görerek Alçevsk adlı büyük demir çelik fabrikasını top atışları içinde gezer. Batı’nın Ukrayna’yı her yönden desteklediğini gözler. Bir haziran ayında da Moskova’da gezdiği manastırdaki gözlemlerini anlatır. Papaz Hieromonk Stefan’la söyleşi yapar. Papaz, küreselleşen dünyada iletişimin kolaylaştığını belirtirken gelenekleri koruma çabasını anlatır. Savaştan dolayı Kolektif Batı’yı sorumlu tutar. Fener Rum Patrikhanesi’nin Ukrayna’yı desteklemesinin siyasal olduğunu, ABD tarafından desteklendiğini belirtir. Adaletsizliğin kapitalizmin sonucu olduğunu, küreselleşmenin suçluluğunu anımsatır. Rusya’nın hem Avrupa hem de Asya’yı kapsayan bir ülke olarak laikliği benimsediğini, liberalizmi tehdit olarak gördüğünü, Suriye’ye desteğiyle Ortadoğu’ya döndüğünü söyler.
YENİ DÜNYA KOŞULLARINA UYGUN İDEOLOJİ ARAYIŞLARI
Yazar, otobüsle gezdikleri Azak kıyılarındaki durumu tanıtır. Donetsk Halk Cumhuriyeti Başkanı Puşulin’in savaş yıkımını anlattığı konuşmasını dinler. Kıyı kenti Mariupol’a saldırının ardında ABD’nin olduğunu, Azak taburunun Nazist olduğunu, yabancı askerlerin de saldırıda bulunduğunu açıklar. Yazar, sosyalist Novikov’la da söyleşi yapar. Novikov, Rusya’nın Batı modeli ekonomi politikası uyguladığını, özelleştirmeler yapıldığını, 2000’den sonra sosyalizme dönüşün başladığını belirtir. Bu gelişmeleri savunur. Dugin’le birlikte Avrasyacılığı överler. Türkiye’nin Rusya ile Batı arasında bir denge kurduğunu belirtir. Wagner İsyanı’nı değerlendirirken özel askeri şirketlere yer olmadığını söyler. Yazar, kitaba ad olan Vişne Bahçesi’ne de gider ve Anton Çehov’a göndermede bulunur. Ukrayna arazisinin 3/2’sinin tarım arazisi olduğunu görür ve otobüsle Azak Denizi kıyısındaki Berdyansk’a giderler. Belediye Başkanı Aleksandr Saulenko’yu dinlerler. Kent halkı, Rusya’ya yakın olduğu için kurşun atılmadan el değiştirmesini bir kazanım olarak görürler. Ukrayna’nın sivil halkı hedef almasını eleştirirler. Belaruslu heyet gruptan ayrılır, diğerleri de önce bir vişne bahçesini gezdikten sonra Rusya’ya geçiş yaparak bir askeri uçakla Moskova’ya gelirler. Yazar, Rus ekonomisti, Putin’in ekonomi danışmanı Sergey Glazyev’le görüşür. Batı’nın uyguladığı yaptırımları anımsatan Sergey, sosyalist ekonomik modelin ülkeleri kalkındırdığını, serbest piyasa ekonomisinin Rusya’yı zayıflattığını, bugünkü başarısında Putin’in etkili olduğunu vb. belirtir. Avrasya Ekonomik Birliği’nin BRICS zirvesinin, Avrasya’daki birliğin, Afrika’daki ilişkilerin etkili olacağını, Dolar’ın egemenliğinin çökeceğini, “Küresel hibrit savaşın” ABD’yi gerilettiğini vb. söyler. Sonuç olarak ABD peşindeki Batılı ülkelerin ekonomisinin bozulduğu, Batı dışında kalan kutupların başarılı olacağı, bir İslam kutbunun henüz oluşmadığı, Rusya, Belarus ve Avrasya’da yeni ideolojilerin doğduğu, sol eğilimli bir ekonomiye gidiş olduğu ve Yeni Dünya koşullarına uygun bir ideoloji arayışının sürdüğü anlaşılır.
Yazar, Onur Sinan Güzaltan “Vişne Bahçesi’nde Savaş” kitabıyla dünyadaki gelişmeleri, Rusya’nın arayışlarını, ünlü ve yetkili kişilerle yaptığı söyleşilerle ve kendi gözlemleriyle yansıtırken yakın tarihimize ışık olur.
(*)Vişne Bahçesi’nde Savaş/ Rusya Nereye?- Onur Sinan Güzaltan, İnceleme, kırmızı Kedi Yayınevi, Haziran 2024, 214 s.
(Çini Kitap, Bursa, Temmuz-Ağustos 2026)