Yükleniyor
Tekirdağ Yükleniyor...

NKÜ ZEBRA BALIĞI ARAŞTIRMALARINDA TÜRKİYE ÜÇÜNCÜSÜ OLDU

17 Haziran 2026 Güncel
17 Haz 2026 11:55

NKÜ ZEBRA BALIĞI ARAŞTIRMALARINDA TÜRKİYE ÜÇÜNCÜSÜ OLDU

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (Tekirdağ NKÜ), modern tıbbi araştırmaların en önemli model organizmalarından biri kabul edilen “zebra balığı” çalışmalarında Türkiye’nin öncü merkezlerinden biri haline geldi. Altyapı ve üretim kapasitesiyle Türkiye’deki 24 üniversite arasında 3. sıraya yerleşen üniversitede yürütülen AR-GE çalışmaları; kanser, epilepsi ve Parkinson gibi kritik hastalıkların moleküler tedavisinde yeni kapılar açmayı hedefliyor.

Türkiye’nin En Büyük 3. Çalışma Hacmine Sahip

Tekirdağ NKÜ Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde faaliyete geçirilen Sucul Deney Hayvanları Ünitesi, 2023 yılında Ankara’dan gelen yetkililer tarafından akredite edilerek resmiyet kazandı. Yaklaşık 7-8 ay önce alınan ayni yardımlarla kurulan zebra balığı ünitesi, kısa sürede yüksek bir üretim kapasitesine ulaştı.

Ünitenin güncel durumu ve sektörel konumu hakkında bilgi veren Öğr. Gör. Dr. Çetin Yağcılar, Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren 24 üniversite bulunduğunu belirterek şu verileri paylaştı. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi; Akvaryum sayısı ve çalışma hacmi bakımından Koç Üniversitesi ve İzmir Biyotıp’ın ardından Türkiye’de 3. sırada yer alıyor. Yaklaşık 40 bin ergin popülasyonu bulunuyor. Larva ve yumurta kapasitesinde 25 bin ila 30 bin arasında bir kapasiteye sahip. Dr. Yağcılar, zebra balığının yurt dışında fare ve sıçan gibi memeli model organizmalara en büyük alternatif olarak konumlandığını da sözlerine ekledi.

Yüzde 70 Genetik Benzerlik ve Tamamen Şeffaf Anatomi

Zebra balığının tıp dünyasında yoğun şekilde tercih edilmesinin arkasında insan sağlığına olan şaşırtıcı benzerliği yer alıyor. Yapılan araştırmalar, bu canlıların insan genetiğiyle yüzde 70, insan hastalıklarıyla ise yüzde 84 oranında benzerlik gösterdiğini ortaya koyuyor.

Canlının anatomik avantajlarına değinen Dr. Çetin Yağcılar, tamamen şeffaf bir yapıya sahip olan zebra balığının laboratuvar ortamında sağladığı kolaylıkları şu sözlerle aktardı:

“Yumurtasından itibaren gelişimini tamamlayana kadar dolaşım sistemini, kalp atışlarını, solunumunu ve beyin gelişimini mikroskop altında canlı olarak görebiliyoruz. Bu şeffaflık ve hızlı üreme yeteneği, ilaç ve genetik çalışmalarında bize çok büyük bir hız kazandırıyor.”

Ünitede şu an vahşi form olan “AB suşu” kullanılarak mikrobiyoloji, genetik ve kanser alanlarında kapsamlı AR-GE faaliyetleri yürütülüyor.

Uluslararası Projelerin Yeni Üssü: Biyoloji Bölümü

2008 yılında kurulan ve nükleer santrallerin ÇED raporu sonrası izlenmesi gibi uluslararası düzeyde stratejik projelere imza atan Tekirdağ NKÜ Biyoloji Bölümü, zebra balığı projesiyle başarılarına bir yenisini daha ekledi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) destekli projelerin de yürütüldüğü bölüm, moleküler tıbbın bölgedeki merkezi haline geldi.

Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rıfat Bircan, biyoloji bölümünün fakülte içinde son derece aktif olduğunu ve sucul omurgasız ile omurgalı hayvanlar üzerindeki çalışmaların 3 yıldır artarak devam ettiğini vurguladı.

Kanser ve Nörolojik Hastalıklara Karşı Moleküler Silah

Zebra balığının moleküler tıp dünyasındaki kritik rolünün altını çizen Prof. Dr. Rıfat Bircan, ünitenin üniversite için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Hastalıkların moleküler etiyolojisinin (nedenlerinin) anlaşılması ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi adına bu ünite hayati önem taşıyor. Özellikle kanser hastalığının anlaşılması ve tedavisinde, epilepsi ve Parkinson gibi nörodejeneratif (sinir yıkıcı) hastalıkların genetik şifrelerinin çözülmesinde bu model organizmayı kullanıyoruz. Amacımız, kanser tedavisine yönelik yeni yerli ürünlerin geliştirilmesini sağlamaktır.”

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, ulaştığı bu üretim gücü ve bilimsel altyapıyla, başta kanser ve nörolojik hastalıklar olmak üzere yerli tıp ve ilaç sanayisine yüksek kalitede veri akışı sağlamaya kararlılıkla devam ediyor.