Yükleniyor
Tekirdağ Yükleniyor...

Hakan Türksoy – SANDALYENİ AL GEL

14 Haziran 2026 Güncel
14 Haz 2026 14:53

Hakan Türksoy – SANDALYENİ AL GEL

Dünya Kupası maçlarının vatandaşlar tarafından rahatlıkla izlenebilmesi için Türkiye’nin birçok ilinde, ilçesinde hatta beldesinde dev ekranlar kuruldu.

Süleymanpaşa Belediyesi de sahildeki konser alanına dev ekran yerleştirip vatandaşları “Sandalyeni Al Gel” sloganıyla maç izlemeye davet etti.

Vatandaş son günlerde o kadar bunalmıştı ki, eski bunaldığı günleri arar hale gelmişken, biraz olsun kafasını dağıtmak için sandalyesini kapan sahile koştu.

Ne yazık ki Milli Futbol Takımımız ilk maçında Avustralya’ya 2-0 mağlup oldu. Maç sonrası futbol yorumcularından sert eleştiriler geldi. Uzun lafın kısası, umutla sahile gelenler maç bitince ağır adımlarla evlerinin yolunu tuttu.

Aslında ne futbol ne de Dünya Kupası insanın karnını doyurmuyor, faturalarını ödemiyor ya da dertlerine çare olmuyor.  Ama bazen birkaç saatliğine de olsa insanın kafasını dağıtmasına yardımcı oluyor.

Öte yandan bazı ülkelere bakınca insanın içinden “Yüce Yaratan bunlara gül ya kulum demiş galiba” diyesi geliyor. İlk maçında galip gelen İskoçya’da garsonluk yapan insanlar bile mortgage sistemiyle ev sahibi olabiliyor, taksitlerinin önemli bölümünü de bahşişlerden karşılayabiliyor.

Bizde ise dev ekranın karşısında maç izlerken ay sonunu nasıl getireceğini düşünenlerden çok bankalara olan borçları hatta borçların faizlerini nasıl ödeyeceğini düşünen emekliler dahil büyük bir kesim var.

Bir-iki ay evvel bir pastanede karşılaştığım Tekirdağ CHP kadın Milletvekilimize dert anlatmak amacıyla “bir ülkede emekli maaşından, asgari ücretten yüksek ev kirası mı olur?” demiştim. Ertesi gün bu konuyla ilgili haberi gazetelerde yayımlandı.

Anlayacağınız ben söylemesem haberi olmayacak. Demek ki bütün gün beraber dolaştığı, yanından ayırmadığı insanların bu konudan haberleri yok. İşte bu nedenle hemen her yazımda insanların zor durumda olduğunu yazıyorum.

Bu arada maçı izlerken aklıma “sandalye” kelimesi takıldı. Sandalye dilimize Arapçadan geçmiş. Öz Türkçe karşılığı yok sandalyenin. Eskiler bu tür oturma araçları için “oturak” ve “oturacak” gibi kelimeler kullanılırmış.

Belki de ilk maçın şanssızlığı sandalyeden kaynaklanmıştır, kim bilir! Bir dahaki maç için afişlere “Oturağını Al Gel” yazsak belki uğur getirir(!)

Şaka bir yana sandalye deyince iş koltuğa kadar uzanıyor tabii. Rahat koltuk var, televizyon koltuğu var, dinlenme koltuğu var…

Bir de bizim siyasette pek meşhur olan başka bir koltuk türü var: Bırakılmak istenmeyen makam koltuğu.

Bazı insanlar sandalyeden kolayca kalkar ama koltuktan kalkmak istemez. Hele o koltuk makam koltuğuysa iş daha da zorlaşır.

Neyse uzatmayayım, biz  bir sonraki maçta yine sandalyemizi kapıp sahile gidelim. Belki bu kez hem Milli Takım kazanır hem de yüzümüz biraz olsun güler.