Yaklaşık dört yıldır su arıtma cihazı kullanıyorum. Hem kafamızın karışık hem de karar vermekte acele ettiğimiz bu günlerde, damacana su kullandığım günler ve yaşadığım bir olay aklıma geldi.
Bir cumartesi günü bayiden su istedim. Siparişe bakan bayan, yoğunluktan dolayı suyun geç gelebileceğini söylemişti.
Ben de boş damacanayı ve ücretini kapının önüne bırakacağımı söyledim.
Parayı kâğıda sardım, düşmemesi için cam damacananın sepetine bantlayıp kapının önüne bıraktım.
Akşamüzeri eve döndüğümde, asansörden iner inmez cam damacananın üzerindeki paranın olmadığını fark ettim. Önce birinin parayı aldığını düşündüm.
Biraz daha dikkatli bakınca cam damacananın dolu olduğunu gördüm. Yani su bayii gelmiş, boş damacanayı ve üzerindeki parayı almış, yerine dolu damacanayı bırakarak alışverişi tamamlamış.
Acele edip en kötüsünü düşündüğüm için kendimden utandım. Doğrusu birçoğumuz böyleyiz. Acele karar verip en kötüsünü düşünüyoruz.
Geçen gün Hürriyet Mahallesi’nin girişinde yeni kurulan bir partinin minibüsünü gördüm.
Bu araçtan ya birkaç tane var ya da aynı aracı her gün farklı bir yere park edip partinin reklamını yapıyorlar. Ben o partiyi ve genel başkanının fotoğrafını görünce, parti kurma hazırlıkları sırasında gündeme gelen Gagavuz Türkleriyle ilgili sözleri hatırlıyorum. O sözler aklıma gelince de ister istemez üzülüyorum.
Partiden konu açılmışken CHP’de yaşanan olayları bilmeyen yoktur. Hele Trakya’da, Tekirdağ’da bilmeyen hiç yoktur.
Geçtiğimiz Kurban Bayramı’nın bayramlaşma toplantısında CHP’de yaşananlarla ilgili en güzel sözü Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer söylemişti.
“Bize her yer CHP” diyen Başkan Yüceer, her türlü senaryoya cevap verip tek cümleyle son noktayı koymuş oldu. Olaylara biraz da olumlu bakmak lazım.
Bakmak lazım deyince aklıma ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın son gösterisinde anlattığı bir örnek geldi. Hayata ve sanata nereden baktığımızın önemini anlatırken Michelangelo’nun Davut heykelini örnek göstermiş. Aşağıdan bakarsan başka bir şey görürsün, karşıdan bakarsan Davut’un kendisini görürsün, demişti.
Benim de aklıma bizim Gazi Süleymanpaşa Heykeli geldi. Yanına gidip aşağıdan bakarsan atı görürsün; biraz uzaklaşıp karşıdan baktığında ise yayını gerip hedefe kilitlenmiş Gazi Süleymanpaşa’yı görürsün.
Kısacası, özellikle bugünlerde nereye, nasıl baktığımız çok önemli.
Bilgi Notu:
Yazının başında yaklaşık dört yıldır su arıtma cihazı kullandığımı belirtmiştim. Bu konuda internette yaptığım araştırmalarda, kaliteli ve sertifikalı (özellikle NSF belgeli) su arıtma cihazlarının, düzenli bakımları yapıldığı sürece güvenli kabul edildiği belirtiliyor. Bu cihazlar şebeke suyundaki klor, ağır metaller, mikroplastikler ve bazı zararlı bakterileri filtreleyerek daha temiz bir içim sağlayabiliyor.
Ancak uzmanlar bazı noktalara da dikkat çekiyor. Özellikle ters ozmoz sistemleri, zararlı maddelerle birlikte suyun doğal minerallerinin bir kısmını da azaltabiliyor. Bu nedenle mineral filtreli cihazlar tercih edilebiliyor. Ayrıca filtrelerin zamanında değiştirilmemesi durumunda cihazın faydadan çok zarar verebileceği, hatta bakteri oluşumuna ortam hazırlayabileceği ifade ediliyor. Bazı düşük kaliteli cihazların ise suyun pH değerini düşürerek daha asidik hale getirebildiği belirtiliyor.
Özetlersem; su arıtma cihazlarında asıl mesele cihazın kalitesi kadar düzenli bakımının da yapılması.