FIFA Dünya Kupası L Grubu ikinci maçında İngiltere ile Gana 0-0 berabere kaldı.
Futbolda böyle sonuçlar olabiliyor. Favori gösterilen takım bazen sahada bekleneni veremiyor, kağıt üzerindeki üstünlük çimde işe yaramayabiliyor.
Benim dikkatimi çeken ise maçtan sonra yaşanan bir olay oldu.
Karşılaşmanın ardından maçın oyuncusu seçilen Jude Bellingham, bu ödülü hak etmediğini söyledi.
Çok değerli 59.COM.TR ve Yeni İnan Gazetesi okuyucuları; mesele ne futbol ne de milli gururumuz Arda Güler’in Real Madrid’den takım arkadaşı Jude Bellingham.
Mesele bir insanın dürüstlüğü… Bunu sıradan bir insan yapsaydı dürüstlüğünün yanına bir de “haddini biliyor” cümlesini eklerdim.
Şöyle etrafımızda olup bitenlere bir bakalım. Kendini olduğundan büyük göstermeye çalışanlardan tutun da ayaküstü on tane yalan söyleyenlere kadar neler görüyoruz neler…
Adam Kent Lokantası’nın önünde sıraya giriyor, sıra beklerken Kent Lokantalarını açanları eleştiriyor. İki yüzlülük adına, vicdansızlık adına o kadar çok örnek var ki hangisini yazayım?
Bakın, “Nerelerdesin canım arkadaşım?” diyerek boynunuza sarılan esnafın müşteri gelince sizi unutmasını anlarım.
Ama sözünde durmayan siyasetçiyi anlamam.
Yıllar önce Ergene Nehri’nin bir iki yıl içinde içinde balıklar yüzen bir nehir olacağını söylediler. Aradan on beş yıl geçti. Ergene hâlâ etrafa zehir saçıyor.
Üstelik biz aynı insanları dinlemeye devam ediyoruz. Toplumda “Siyasetçiler seçim zamanı verdikleri sözlerin çoğunu tutmaz” diye bir algı var. Madem böyle bir algı var, o zaman aynı insanları neden tekrar seçiyoruz?
Bu sabah okuduğum Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Pehlivan’ın “Kim Bu Hırsız?” başlıklı yazısında dikkatimi çeken bir örnek vardı.
CHP İzmir Milletvekili ve Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı, yeni il başkanını ziyaret ediyor. Kameralara açıklama yapılırken arkada, CHP’li Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne ait palmiyeleri kesip satarken yakalandığı için hüküm giymiş bir kişi beliriyor ve “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganı atıyor. Güler misin, ağlar mısın? Aslında ağlarsın…
Hem de hüngür hüngür ağlarsın. Sonra dönüp Jude Bellingham’ın sözlerini hatırlarsın.
Çünkü bazen dürüstlük, kazanılan bir kupadan ya da alınan bir ödülden çok daha değerlidir.
Ve galiba bugün en çok eksikliğini hissettiğimiz şey de budur.