HİSLERİMİZİN GERÇEKLİĞİ

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
Şafak LAYİÇ
HİSLERİMİZİN GERÇEKLİĞİ
25.02.2019


Adam, akşama kadar çalıştıktan sonra, tarlası üzerindeki aletleri toplamaya başlar. Ancak küreğini bir türlü bulamaz. Bu sırada oradan geçmekte olan komşusunun oğlunu görünce, davranışlarından kuşkulandığı için yanına çağırır:

-Küreğim kayıp. Sen mi aldın?

-Hayır, senin küreğini ne gördüm, ne de aldım.

Ancak adam, pek de tekin görünmeyen delikanlıya inanmaz. Fakat elinde bir kanıt olmadığı için, bir şey de diyemez. Zavallı kahramanımız, büyük bir can sıkıntısı ile evine döner ve ilk iş olarak komşusuna giderek, oğlundan şikâyetçi olur.

Komşusu, oğlunun hırsızlıkla suçlanmasına çok üzülür:

-Kendisi birazdan burada olacak ve onunla bir de ben konuşayım. Gerekirse yenisini alırım; sen merak etme.

Kahramanımız, evine dönerken, komşusunun bu olumlu yaklaşımından dolayı mutlu olur. Fakat yaklaşık bir saat sonra, bu defa komşusu kendisini ziyarete gelir:

-Komşum, ben oğlumla konuştum. Senin küreğini hiç görmemiş. Acaba başka biri almış olmasın? Belki de bir yerde unutmuşsundur?

Kahramanımız, olayı daha da büyütmemek için konuyu kapatır. Sonuçta bir kürek için komşusuyla kötü olacak değildir. Ancak yine de sabaha kadar aklına geldikçe kendisini kötü hisseder; komşusuna ve onun hırsız oğluna bundan sonra hiç güvenemeyeceğini anlar.

Zavallı adam, sabah yeniden tarlasına gider. Saatlerce keyifsiz bir biçimde çalıştıktan sonra, öğle yemeğini gölgede yemek için, ağaç altına gidince, orada kayıp küreğini bulur. Sonra dün de küreğini buraya bırakmış olduğunu hatırlar ve komşusunun oğlunu suçladığı için büyük bir pişmanlık duyar. Fakat artık olan olmuş, söylenen söylenmiştir.

Birkaç saat sonra hava kararmaya başlar ve toparlanma sırasında,

oradan geçmekte olan komşunun oğlu yine görülür. Kahramanımız bu defa şöyle düşünür:

-Gayet de normal bir çocuk. Ondan neden şüphelendim ki!

x x

Bu tür önyargılar, ne yazık ki bazen böyle bireysel değil, toplumsal olur. Kötü niyetli çıkar sahiplerinin ortaya attıkları dedikodular, yalanlar, bir süre sonra kocaman bir toplumu bile ikiye, üçe bölebilir.

Bugünkü yazımızın son sözünü izninizle büyük psikolog Abraham Maslow söylesin:

-Bir toplumu çekiç olduğuna inandırabilirseniz, bu kişiler çevrelerindeki herkesi çivi gibi görmeye başlarlar.

Hoşça kalın…

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org