HANGİSİ GERÇEK?

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
Şafak LAYİÇ
HANGİSİ GERÇEK?
07.08.2019


Tüccarın biri, karısını kaybettikten sonra, her şeyini biricik oğluna adar. Öksüz evlâdına güzel bir gelecek hazırlamak için, neredeyse gece gündüz çalışır. Delikanlı da bu arada boş durmaz, babası iş gezilerine gittiğinde, evi çekip çevirir, bahçeyle ilgilenir.

Bir gün baba yine iş gezisine çıkar. Günlerce, değişik köy ve kasabalara uğrayarak mal satmaya çalışır. Ancak aklı, yüreği hep oğlundadır? Çocuk acaba nasıldır? İhtiyaçlarını tek başına giderebilmekte midir? Gerçekten de, hem baba, hem de ana olmak pek kolay değildir.

Sonunda dönüş ve kavuşma günü gelip çatar. Tüccar, adeta dörtnala yavrusuna koşar. Ancak evine vardığında, içinden dumanlar tüttüğünü görünce, beyninden vurulmuşa döner. Evlerinin içinde, bir avuç külden başka, ne oğlu ne de ev eşyası kalmıştır.

Zavallı adam, evlâdının akıbetini komşularına sorar. Ancak o gece, zalimlerden korkan insanlar, evlerine kapandığı için, kimse oğlanı görememiştir. Komşular, tüccarın evinde para bulamayınca, eşkıyaların öfke ile evi ateşe verdiklerini söylerler.

Biricik varlığını kaybeden baba, evlâdının anısını yaşatmak için, küllerini saklar, evlerini onarır. Bu küllerle hemen her gün konuşur, dertleşir.

Ancak aylar sonra bir gece ansızın kapısı çalınır:

-Baba, benim!

Ancak uyku sersemi olan baba, oğlununkine benzeyen bu sese inanmaz:

-Defol git! Benim oğlum yok!

-Baba, lütfen kapıyı aç. Eşkıyalar peşimde! Her an gelebilirler!

Ancak, Tüccar bunun bir oyun olduğunu düşünerek, kapıdakini kovar. Eşkıyalar, belki evlâdını bu şekilde kandırmış olabilirler; fakat

kendisi bu oyuna gelmeyecektir!

Delikanlı, sonunda babasının kendisini kurtaracağı umudunu tümden yitirir; eşkıyalardan kaçarak izini kaybettirir ve kendisine yabancı diyarlarda yeni bir hayat kurar.

Baba ise böylece kapısına kadar gelmiş gerçeği, kafasındaki hayali gerçek sandığı için, sonsuza kadar kaybeder.

Gerçekten de bazen doğru sandığımız yalanlar bizi ele geçirir. Aslında köprülerin altından çok sular akmıştır. Yeni gerçekler kapımıza kadar gelmiş, bizim kendisini buyur etmemizi bekliyor, olabilir. Oysa çok azımız, bu fikirleri yenileriyle değiştirme cesaretine sahiptir.

Nietzsche’nin dediği gibi, derisini değiştiremeyen yılanlar ölür. Tıpkı zamanında düşüncesini değiştirmeyi beceremeyen biz insanların zihni gibi…

Hoşça kalın…

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org