Nuriye Ortaylı Ankara’da doğar. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirir. Uzmanlık eğitimini Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi’nde tamamlar. ABD’de eğitim alır ve birçok ülkede sağlık ve kalkınma programlarında çalışır. “Annem Şefika” adlı anlatı yapıtında Çarlık Rusyası’ndan günümüze dünyada yaşanan olaylar içinde annesini ve ailesini tanıtır. Annesinin Kırım’dan Stalingrad’a, oradan Avusturya’ya ve Ankara’ya geliş süreçlerine yer verir.
Şefika, 10 Eylül 1917’de Kırım-Kurgan-Kemelçe köyünde doğar. “Bebek enteresan zamanda yaşayacak” boş inancı söylenir. 1917 ayaklanması olur. Babası Seferşah Mirza, annesi Habibe, Kırım’ın varlıklı Tatar ailesindendir. Mirza, Büyük Ekim Devrimi olunca, topraklarına el konur, yakalanır. Beyazlar, bir gemiyle İstanbul’a kaçarlar. 1921’de Rusya’da kıtlık, açlık vardır. Şefika, Zeynep, Server, Ahmet, Abdullah ve İzzet olarak altı kardeştirler. Zeynep 1924’te evlendiğinde, Şefika daha yedi yaşındadır. Akmescit’te ilkokulu Tatar okulunda okur. NEP dönemidir ve ağabeyleri at arabası çalıştırır, süt satarak geçimlerini sağlarlar. Şefika, Rusça öğrenir, daha sonra Rus Dili ve Edebiyatı Uzmanı olur. SSCB’de 1932-33’te büyük açlık yaşanır, Kulaklara kıyım yapılır. Üretim biter, açlık gelir. 1937’de anneleri Habibe 51 yaşında ölür. Mirza ise 1941’de 72 yaşında boğaz kanserinden ölür. İzzet, Askeri Tıp Akademisi’nden atılır. Şefika, Edebiyat Fakültesi’nde okur. 2. Dünya Savaşı’nda kardeşler askere alınır. 1942’de Alman uçakları Stalingrad’ı bombalarken Şefika ile kardeşleri sığınaklara kaçar, tutsak olurlar.
Tatarların büyük sürgünü
Stalingrad yangın yeridir. 1944’te Kırım’dan ayrılıp gemiyle Romanya’ya geçerler. Tatarlar büyük sürgün yaşarlar. Avusturya’da tutsak kampında kalırlar. Şefika öğretmenlik yaparken tanıştığı öğretmen Kemal’le evlenir, hamile kalır ve 21 Mayıs 1947’de İlber Ortaylı, Alberschwende’de doğar. 1947-48’de “Ak Topraklar” dedikleri Türkiye’ye göç ederler. Tatarlar, dağılım sırasında Türkiye’yi seçerler. Bu kez Şefika, ikiz bebeğe hamileyken gemiyle Türkiye’ye gelir. Tuzla’da bir kampta kalırken annesinin arkadaşı Hatice onlara sahip çıkar. Şefika, doğum için Ankara’ya gider, ikizler doğar. Emelder ve Enver adlarını verirler onlara. Üç erkek kardeş olarak büyürler. Şefika Hanım, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde 28 yıl Rusça dersi verir. İlber, İstanbul Avusturya Lisesi’nde okur. Şefika’nın bir de kızı olur, adını Nuriye koyarlar. Nuriye bu kitabın yazarıdır. Şefika, 60 yaşındayken emekli olur ve TRT’nin Türkiye’nin Sesi radyosunda çalışır. Dostlarıyla ilgisini sürdürür. Çiçeklere, bitkilere, doğaya düşkündür. 1990’lı yıllarda Altınoluk’ta yaşar. Ölmeden önce SSCB’ye gider, yakınlarını görür, doğduğu köyünde babasının mezarını ziyaret eder. Tatarlar gidince Kırım’da bağ ve bahçenin kalmadığını görüp üzülür. Tepreçe katılır, Tatarların piknikteki danslı eğlencelerini yeniden yaşar. 10 Temmuz 2020’de pandemide Ankara’da ölür.
Yazar Nuriye Ortaylı, annesi Şefika’nın zorluklar içinde geçen yaşamını belgelerle, tanıklarla, fotoğraflarla tanıtırken SSCB’nin yükseliş ve çöküş yıllarına da tanıklık eder.
(*) Annem Şefika-Nuriye Ortaylı, Anlatı, Kronik Yayınları, 3. Baskı, Mart 2026, 412 s.
(Haber. dk, Danimarka internet gazetesi, 15.06.2026)