14 MART TIP BAYRAMI

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
İbrahim BİRELMA
14 MART TIP BAYRAMI
10.03.2018


Tıbbiyeliler, 1918 Aralık ayında İngilizlerin Tıbbiye’yi işgalinden iki ay sonra düşmana karşı direnişin bir sembolü olarak Tıbbiyenin kuruluş günü olan 14 Mart’ı Tıp Bayramı ilan etmişlerdi. 14 Mart Tıp Bayramı 1919’da Beyazıt’ta Darûlfünün(yüksek öğrenim müessesesi) Konferans Salonunda Tıp Fakültesi öğrencilerinin önayak olmaları sayesinde kutlandı. Tıbhane’nin açılışının 92. Yılını kutlamak üzere dahiliye profesörü Dr. Fevzi Paşa, Dr. Besim Paşa, Dr. Akil Muhtar Özden ve diğerleri toplantıda hazır bulundu. Hatta İngiliz ordusu başhekimi de bu kutlamaya katıldı.

-Bütün tıp çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramını kutlarken Onlar hakkında bazı görüş ve düşünceleri anımsatmak istiyoruz.

-Mesleği gereği insan sağlığıyla uğraşan ve onları ölümden kurtarmaya çalışan Tıbbiyeliler, vatan işgale uğrayınca Müdafaa-i Hukuk teşkilatlarında başkan veya üye olmuş, gizli görevle silah temin etmiş, hatta müfrezeler kurarak Kuvayi Milliye emrinde savaşmıştır.

-Osmanlı döneminden itibaren ülkemize her yeniliğin girişi Türk Ordusu ve Tıbbiye sayesinde oldu.

-Askeri Tıbbiye, ilk olarak “ Tıbhane-i Amire” ismiyle II. Mahmut döneminde, hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’nin (1774- 1834) çabaları sayesinde 14 Mart 1827 tarihinde, İstanbul Beyazıt Vezneciler’deki Tulumbacıbaşı Konağında kurulmuştu.1867’de Askeri Tıbbiye’nin bir köşesinde “ Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye-i Şahane ( Sivil Tıbbiye)” kuruldu.

-Tıbbiye, kuruluşundan itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun bilim ve teknolojiye açılan bir penceresi olmaya başladı.Toplumsal yenilikler, bu okulun yetiştirdiği aydın insanlar sayesinde gerçekleşti. Tıbbiye’nin ilk mezunlarından biri olan Keçecizade Fuat Paşa, Dışişleri Bakanlığı ve Sadrazamlık yaptı. Tıbbiyeli Agâh Efendi ise henüz yirmi sekiz yaşındayken, 1860 yılında , ilk özel gazete olan “ Tercüman-ı Ahval”i çıkardı.

-Tıbbiyeliler, 1890’lı yıllarda okula yeni başlayan öğrencileri uyarırken şunları diyorlardı: “ Burada ilim, milleti istibdattan(baskı) kurtarmaya çalışmalıdır. Bu mektebin ananeleri, terbiyeleri vardır. Her sınıf kendinden yukarı sınıfa itaat ve hürmet eder. Arkadaşlar birbirini sever ve yardım eder. İdare heyeti istibdat heyetidir. Hocalar hürriyet perverdir, onlar bizdendir.Talebeler arasında yaşanan hiçbir şeyi talebelerden kimse idare heyetine haber veremez.”

-Meşrutiyet sonrasında, Tıbbiyeliler Türk Ocağı’nın kuruluşunu sağlamışlar ve Türk Ocağının yayınları Tıbbiyeliler arasında en çok okunan kitap ve dergiler olmuştu.

-Dr. Celal Muhtar Hoca Cildiye Kliniği’ni yönetiyordu. “ Bir kuruşun hesabını bilmeyen Türk değildir”, sözünün halk arasında tanınmasını sağlayan Dr. Celal Muhtar Hoca’ydı.

-Tıbbiye’de eğitim Fransızca olduğundan öğrenciler o yıllarda yabancı yayınlardan özgürlük, eşitlik, adalet ve ihtilal gibi kavramları öğrenmeye başlamıştı. Bu yayınların da etkisiyle bazı Tıbbiyeliler, tek kişiye dayalı yönetim sistemini ülkenin kötüye gidişinin ve felaketlerinin nedeni olarak görülüyor, Meşrutiyet ilanının bu gidişe dur diyebileceğine inanıyordu. Bu düşüncelerini gerçekleştirmek amacıyla İbrahim Temo, Abdullah Cevdet, Mehmet Reşit ve İshak Sukuti adlı Askeri Tıbbiye öğrencileri, 21 Mayıs 1892 tarihinde okuldaki hamamın önünde bulunan odunlar arasında gizli olarak İttihat ( Birlik) ve Terakki(İlerleme) Cemiyeti’ni kurdu. Bu cemiyetin o zamanki adı İttihat ve Terakki değil, “ İttihad –ı Osmani”dir. 27 Eylül 1907’den itibaren Osmanlı Hürriyet Cemiyeti ile İttihat ve Terakki Cemiyeti “ İttihat ve Terakki”ye çevrilmiştir.

-1916 yılında Tıp Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. Akil Muhtar Hoca’nın bazı sözleri şöyledir:

-Büyük hekimler ancak yüksek ahlâklı kimselerden olur.

-Bugünün hakikatleri yarının yanlışlarıdır.

-Vicdanı karşısında sorumluluktan kurtulabilmek için hekim, daima bilgisini artırmaya ve dikkatini güçlendirmeye çalışmalıdır.

-Hakiki vatansever mesleğinde en yüksek olmaya çalışandır.

- Haksızlıkların tabiate karşı mukavemeti yoktur. Hak ne zaman olsa yerini bulacaktır. Hiçbir siyasi kurul bir gün esecek adalet rüzgarının darbelerine karşı koyamaz yıkar gider.( Prof.Dr. Metin Özata, Atatürk ve Tıbbiyeliler, Umay Yayınları, Mayıs 2009. İzmir)

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org