Ekmek

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
Hakan Türksoy
Ekmek
02.12.2019


Hemen herkesin söylediği gibi, her şey ekmek için. Mübarek, kutsal ekmek...

Yere düşmüş bir ekmek parçasını yerden alıp öperek bir güvenli yere koyan insanlarımız...

Savaş yıllarıydı. Bir kiloluk ekmek üçte bire inmişti. Yine fırınların önünde insanlar birikiyordu. Her gün biraz daha kalabalık. Kuyruklar uzayıp gidiyordu Saraçhane fırınının önünde?

Bütün Türkiye’ye en büyük sıkıntı ekmekten geliyordu. Küçüldü, buğdaya başka şeyler katıldı, yani bozuldu... “Önce ekmekler” öyküsünü yazdığımda on sekiz yaşındaydım. Fırınların önünde beklemek yorucuydu. Bekle bekle, sonra sana küçük bir ekmek versinler.

Bir aileye bir ekmek yeter, ama kimileri fırından ellerinde üç beş ekmekle çıkıyordu. Ne olur ne olmaz, ya yarın bulamazsak korkusuyla...

Neyse o günlerdeki iktidarın, daha doğrusu Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün ustalıklı politikası bizi yeni bir savaş derdinden kurtardı. Çok sıkıntı çektik, ama bütün dünya milletlerinin ister istemez katıldığı 2. Dünya Savaşı’na katılmadık. Ne olduysa oldu ama ekmekler düzelmedi.

Yukarıda okuduklarınız 2015 yılında 92 yaşında kaybettiğimiz üstat Oktay Akbal'ın 10 Kasım 2013 pazar günü Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan "Önce Ekmek" başlıklı yazısının bir bülümüydü.

Üstadın dediği gibi ne olduysa oldu o gün bugündür ekmekler düzelmedi. Düzelmediği gibi ekmek konusunda yazılanların ardı arkası (kesilmiyor) kesilmedi.

Güvenilir gazetelerin birinde pazar günü yayınlanan bir makalede okuduklarımdan sonra yaptığım deney bence olayın ne kadar ciddi olduğunun kanıtı.

Makale ve deneye geleceğim, ama önce Antalya Fırıncılar Odası'dan sıcağı sıcağına gelen açıklamayı yazayım.

Antalya Fırıncılar Odası Başkanı; ruhsatsız fırınlarda üretilen ekmeklerin çoğunlukla “yemlik” buğdaydan yapılan undan üretildiğini bu ekmeklerin 3 saatte bayatladığını, 6 saat içinde de “yenilemez” hale geldiğini söylüyor.

Ruhsat konusuda şöyle açıklıyor; Unlu mamuller ve ekmek üretimi için gereken ruhsatın farklı olduğunu dolayısıyla ruhsatsız fırınların unlu mamuller ruhsatıyla bir şekilde denetimsiz ekmek ürettiği iddia ediyor. Daha da ilginci son 5-6 yıldır konuyla ilgili girişimlerde bulunmalarına karşın sonuç alamadıklarını söylüyor. Çok şükür Tekirdağ'da 6 saat sonra yenilmeyecek ekmeğe henüz rastlamadık. Zaten öyle bir şey olsa burada kıyamet kopardı(!)

Okuduğum makalenin başlığında "Katkı maddesi olmayan ekmeği nasıl anlarsınız?" yazıyordu.

Uzatmayayım, beyaz ekmeğin içini koparıp sıktığımızda hamur oluyorsa o ekmekte katkı maddesi var demekmiş.

Bende pazar sabahı bakkaldan aldığım ekmeğin içini koparıp sıktım. Gerçekten hamur oldu.

Bu arada makaleyi yazan beslenme uzmanı; fazla beyaz ya da koyu renkli ekmeklerde de reklendirici olabileceğini belirtmesi beni iyice endişendirdi.

İster istemez Tekirdağ'ı merak etmeye başladım. Bizde ruhsat konusu ne alemde?

Denetim yapılıyor mu? Varsa bu katkı maddelerinin özelliği nedir? Gerçekten dedikleri gibi insan sağlığına zararı var mı?

Vatandaşlarımız adına gerek belediyelerden gerekse Tarım İl Müdürlüğünden konuyla ilgili açıklama bekliyorum.

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org