Yükleniyor
Tekirdağ Yükleniyor...

Hakan Türksoy – MUTFAK TÜPÜ

12 Haziran 2026 Güncel
12 Haz 2026 11:42

Hakan Türksoy – MUTFAK TÜPÜ

Bir zamanlar Süleymanpaşa’da Üç Kemaller Parkı, eski adıyla Tuğlalı Park vardı.

Parkın hemen karşısında Tekirdağ Valiliği’nin önündeki Mustafa Kemal Atatürk heykeli, yolun karşısındaki Vatan Şairi Namık Kemal ve şair-yazar, Tekirdağ Milletvekili Yahya Kemal’in heykellerine bakardı. Bu görüntü, Tekirdağ’ın “Üç Kemaller Şehri” olarak anılmasını sağlamıştı.

Tekirdağ Büyükşehir olduktan sonra yapılan bazı projeler önce Üç Kemal’i birbirinden ayırdı.

Üç Kemaller Parkı tarih oldu, yerine yer altına otopark yapıldı. İki Kemal aynı bölgede kalırken Yahya Kemal bir ara sahile doğru inip Katil Hasan’a komşu oldu. Sonradan tekrar eski yerine yakın bir noktaya taşındı.

Tıpkı bilmecedeki gibi; “Heykeli var ama derdi de var. Bilin bakalım kim?” Ünlü klarnet ustası Hasan Gizlenci, namı diğer Katil Hasan, Tekirdağ’da yaşarken heykeli dikilen ilk yerel sanatçı olma unvanını taşıyor. Yıllar önce neredeyse her köşede açılan taksitli satış mağazalarından birinden alışveriş yapabilmek için kefil aradığına şahit olmuştum. Heykeli dikilen bir sanatçının, yerel esnaf yerine daha pahalı satış yapan böyle mağazalara ihtiyaç duyması insanı ister istemez düşündürüyor.Allah uzun ömür versin. Hasan ağabeye  “Ne derdin var?” diye sormak gerekiyor.

Neyse ki Süleymanpaşa’da ona sahip çıkan gençler de var. O gençlerden biri bugünün belediye başkanı. Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, bisikletiyle Kral Yolu’nu takip ederek Türkiye’ye ulaşan İtalyan aktivist ve sporcu Adriano Tegas’ı ağırladığı gecede sahneyi Katil Hasan ve ekibine bırakmıştı.

Cerrahpaşa türküsünde söylendiği gibi bugünlerde herkesin bir derdi var. Derdi olmayan yok gibi…

Hal böyle olunca evi olan “evimin duvarlarını mı yiyeyim?” diyor, heykeli olan da herhalde “heykelimin kolundan mı başlasam?” diye düşünüyordur. Kiracıların halini ise hiç sormayın. Bizde iyi insan için “eli öpülesi insan” derler. Gerekirse iyi ev sahibinin de eli öpülür.

Ama Anadolu’nun bazı bölgelerinde saygı biraz daha ileri gider. “Ayağını yerim ağam” denir.

Düşünsenize… Bir kiracının ev sahibine “Ayağını yerim ağam” dediğini…

Şaka bir yana, hayat pahalılığı insanı bazen böyle sözler söyleyecek hale getiriyor.

Kısacası Üç Kemaller Parkı artık yok. Benim gibi arada hatırlayanlar elbette olacaktır.

Bu arada bu konuyu ilk yazdığımda “Mutfak tüpü bin liraya dayandı, ekmek 15 lira oldu” demiştim.

O günler de geride kaldı. Mutfak tüpü bin lirayı çoktan geçti. Ekmek 17,5 lira olunca yine bozuk para sorunu ortaya çıktı. Bütün bunlar konuşulmuyor, başka şeyler konuşuluyor.

Bu şartlarda yazıyı,  ilk bölümde adı geçen Yahya Kemal Beyatlı’nın o meşhur dizeleriyle bitirelim:

“Artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessiz.