SEVGİ HER ZAMAN GÜZEL YÜREĞİNDEKİ SEVGİYİ BESLEYENLER MUTLU VE ÖZEL

Tekpara GPR RADAR El Yapımı Alan Tarama Dedektörleri - Metal Dedektörü - Altın Arama Çubukları Fiyatları - Rezistivite Cihazı Modelleri Dedektör Dünyası
Cahide Ulaş
SEVGİ HER ZAMAN GÜZEL YÜREĞİNDEKİ SEVGİYİ BESLEYENLER MUTLU VE ÖZEL
11.02.2019


Dünyanın ve özellikle ülkemin içinden geçtiği sosyal, ekonomik, psikolojik, sosyolojik sarsıntıların temelinde SEVGİSİZLİK ve EMPATİ eksikliği olduğunu görüyoruz.

          Dünyanın en ünlü bilim adamları, hukukçuları, siyaset bilimcileri, sosyologları, ekonomistleri bir araya gelip, en gelişmiş hukuk, ekonomi, sosyal yaşam kural ve temellerini yasalaştırsalar da, bunlar uygulanırken, SEVGİ-ANLAYIŞ-EMPATİ süzgecinden geçemez ise, sonuç hüsrandır.

          Gerçek sevginin insana manen ve maddeten güç, iyilik, neşe, enerji, bağışlama yetisi, iletişim huzuru, yaşam sevinci verdiğini biliyoruz. Yaşamımızda da gözlemliyoruz. İşini severek yapanların hem maddi olanaklara kavuştuğu hem de başarılı olduğu bir gerçektir.

          Sevginin bizlere neler kazandırır diye düşünsek belki bu kadar çok sevgiye aç olmayacağız.                 

          Sevgililer Günü çoğunlukla, birbirine hediye almak, akşam yemeğinde buluşmak , sohbet düzeyindeki birliktelik olarak algılanıyor..Anlamı unutuluyor.

                                     

          SEVGİNİN BİZLERE NELER SUNDUĞUNA BAKALIM

 

         Sosyal başarı için de sevgi gerekli.. İçimizdeki sevgi dışımıza, sempati, saygı, güler yüz, vefa, sorumluluk gibi tavırlarla yansıyınca, huzurlu ilişkilerle bütünleşince sosyal başarı kaçınılmazdır.

         Kişilik gücümüz çoğalır ve yücelir. Dürüst, kendinden emin, olumlu, yapıcı, yardımsever, açık, destekleyici kişi güçlüdür.

        SEVGİ bedenimizi, ruhumuzu hoşnut kılar, rahatlatır, kaslar gevşer, canlı/sempatik bir görüntü veririz. İçimiz ve dışımız yalansızdır. Yalındır.

        Sevgi, bize takdir, öğrenme, iyilik, yardımlaşma gibi manevi yolların kapısını açar. Yaşamın çilelerine karşı direncimiz artar.

        Yediklerimiz mide ve bedenimizi besler. Sevgi manevi dünyamızı besler.

        Sevgimiz Tanrı sevgisi olarak içimizde derinlere doğru kök saldıkça, sabır, şükür, huzur vesilesidir.

        Yaşamı, doğayı, tüm varlığı ve Tanrı’yı şükürle seven, kıskançlıktan, gururdan, kinden, olumsuz duygulardan korunur.

        Günümüz dünyası, insanlık ve özellikle ülkemiz barış, birlik, beraberlik, dayanışmaya en çok gereksinim duyduğu bir dönemden geçiyor.

        Bu aşılmazı çözmenin anahtarı SEVGİ kelimesinin anlamındadır. Ancak SEVGİYİ sadece 14 ŞUBAT'LARDA düşünmemeli, her gün yaşamalıyız.

        Sevgisizlik ise, akıl durgunluğu, gönül körlüğüdür. Sevgisizlik iyilik, yardımlaşmak ve güzelliklerden uzak kalmaktır. Yaşamın insana sunduğu bu lezzetleri tadamamaktır.

        Sevmek haz alarak yaşamak ve her anın şükründe olmaktır. Sevdiğini kendisi gibi hatta kendisinden de çok hissetmektir.

        Sevmek bir şey beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır. Gücenmemektir ve gücenmemeyi öğrenmektir.

        Bir başkasının hayatını cennete dönüştürme gayretidir. Bir ruh rezonansı, titreşimler uyumu, olumlu düşüncelerle yoğunlaşmış, bir enerjidir sevmek.

         Sevgi, yaşamda en çok özlenen, en çok konuşulan, üzerinde yazılar, şiirler, romanlar yazılan, sonsuzluğu simgeleyen bir konudur.

       Sevgi gerçek ise karşısına çıkanı ya esir alır veya büyük bir enerji ile kucaklar. Olumluya yönlendirir, iyiye dönüşümünü hızlandırır. Gerçek sevgide açıklanamayan bir büyü, güç vardır.

 

         SEVGİLİLER GÜNÜ’NÜN BAŞLANGICI İÇİN ROMA TARİHİNE BAKMAK GEREK 

                

         İmparator 2. Claudius ülkesini kendine özgü katı kurallar ile zalimce yönetirdi. Ordusunda savaşacak asker bulamıyordu. Aniden tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Yasakladı.

         O dönemde Roma’da yaşayan Aziz Valentin çiftleri gizlice evlendirmeye devam ediyordu. Bunu haber alan İmparator, Aziz VALENTİN’İ öldürttü.

         Takvimler 14 ŞUBAT M.S 270 i gösteriyordu.

         İşte o gün bugün 14 Şubat sevgililer günü olarak kutlanır.

 

        SEVMEK VE VERMEK İKİ AYRI KELİME OLSA DA

       ASLINDA BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR

 

        Bütün insanlık tarafından en çok özlenen, en çok konuşulan, üzerine öyküler, şiirler, romanlar yazılan sevgi eğer gerçek ise, karşısına çıkan herkesi kendine esir alır. Onu olumlu olmaya yönlendirir, iyiye dönüşümünü, tekâmülünü hızlandırır.

         Sevgi sözcüğünün özünde gizli bir enerji vardır. Hepimizin bunu idrak edip, yaşamımızın en derinliklerine yerleştirmek için gerekli çabayı göstermemiz olağanüstü bir güzelliktir. 
        Unutmayalım ki, gerçek sevgide son yoktur, sonsuzluk vardır. Gerçek sevgide vazgeçiş yoktur. Sevmek aynı zamanda bir şey beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır. Sevmek gücenmemektir ve gücenmemeyi öğrenmektir. 

         “Bir çiçeği seviyorsan bırak var olsun. Sevmek, sahip olmak ile ilgili değildir sevmek değer vermek ile ilgilidir.” Osho
         Sevgiden söz ederken, “vermek” kavramı ile ne kadar iç içe olduğu görülüyor. “Sevmek” ve “Vermek” iki ayrı kelimedir ama aslında bölünmez bir bütündür. İki ayrı kelimede tek bir anlam taşırlar. Birbirlerini tamamlarlar ve anlam derinliği katarlar.

        Sevgi hissedilir ancak önce düşüncede başlar. Akıl yoluyla ilk adımı atılan her eylem, her düşünce duygular tarafından desteklendiğinde bir başka anlam kazanır. 

 

         SEVGİ HER ZAMAN HER YERDE

         MUTLULUKTUR SONUCU KIYMETİNİ BİLENE

          Birçok anlamlı isimle senede bir gün kutlanan günlerde arandığımda, hediyeler aldığımda herkes gibi tabii ben de mutlu oluyorum. Fakat sonra bu sevgilerin değeri azalıyor mu diye düşünmeden de edemiyorum.

         Hatırlamak, hatırlanmak tabii ki çok önemeli. Hatırlamak için de unutmak gerekir. Biz sevdiklerimizi diğer günlerde unutuyor muyuz? Ya da hatırlamak için böyle günlere ihtiyacımız mı var?

         Yaşamımızda eğer birileri değerliyse, bu değeri ömür boyu taşımalı ve her zaman gereğini yapmalıyız diye düşünürüm.

         Sadece yılda bir gün sevdiğimizi hatırlıyor, arıyor veya ona hediyeler alıyorsak; bunun adı sevgi mi sizce?

         Adına çeşitli anlamlar yüklenerek kutlanan günlerin faydası da oluyor tabii.

         Hayatın acımasız koşuşturması, keşmekeşi içinde adeta kendini bile unutan bireyler çoğunda medyanın ve çarşı-pazarın da etkisiyle bazı şeylerin farkına varabiliyor.

         Medya günler öncesinden duyurmaya başlıyor ve çarşı-pazar hareketleniyor. Çoğumuz da kendimizi bu büyüye kaptırıyoruz.

         Hatırlamak ya da gündemimize taşımak için de belki bu tür hareketliliğin yaşanması gerekiyor bazıları için.

        İletişimler çoğalıyor ve ekonomiye de faydası oluyor tabii.

        14 Şubat Sevgililer Günü’nde “sevgili “ deyince birçok kişi için sanki sınırlanıyormuş gibi geliyor. Yaşı biraz ilerlemiş olanlar “bizden geçti artık gençler kutlasın” diyebiliyor.

        Oysa adı Sevgi Günü olmalı.. Sevgiyi de her günümüze yaymalıyız.

        Bu zorlu yaşam şartları içinde sevgiye ve sevdiklerimize sımsıkı sarılmalıyız ki; her zaman dimdik ayakta durabilelim.

       En çok sevdiğin insana en az “Seni Seviyorum” diyenlerden misin acaba?

        En son ne zaman utanmadan, gözlerimizi kaçırmadan eşimize, annemize, babamıza, kardeşimize “seni seviyorum” dedik?

        En son ne zaman eşimize, annemize, babamıza sarılıp ağladık?

        Ölümün gölgesinin üzerimize düşmesini beklemeden ya da sevdiklerimizi kaybetmeden “seni seviyorum” diyebilmek, bugün sahip olmayı hayal ettiğimiz birçok şeyden daha fazla mutluluk ve huzur getirecek.

         Hadi biraz cesaret.. Yarını, yeni bir haftayı ya da özel bir günü beklemeden bugün “seni seviyorum” diyeceklerine sarıl.

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org