2020 YILINA FELAKETLERLE BAŞLADIK İNŞALLAH SON OLUR BİR DAHA BÖYLE FELAKETLER YAŞAMAYIZ

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
Cahide Ulaş
2020 YILINA FELAKETLERLE BAŞLADIK İNŞALLAH SON OLUR BİR DAHA BÖYLE FELAKETLER YAŞAMAYIZ
14.02.2020


Coşkulu kutlamalarla girdiğimiz 2020 yılı, hem yerel hem ulusal hem de global anlamda felaketler yılı oldu. Avustralya’da başlayan orman yangını ile fitilini ateşleyen felaketler Ocak ve Şubat aylarında da depremler, seller, uçak kazaları, virüsler ve son olarak Van’daki çığ felaketi ve son olarak da uçak kazası ile devam ediyor.

            Şehitlerimizle yandık, depremlerle yıkıldık, çığ altında kalanlarla donduk! Uçak kazası ile acıya acı kattık..

            2020 yılı felaketlerle başladı; yetsin artık!

           -Elazığ-Malatya depreminde 41 kişi yaşamını kaybetti…

           -Van çığ felaketinde 41 kişi hayatını yitirdi…

           -İdlib saldırısında 8 şehit verdik…

           -Sabiha Gökçen Havalimanı'nda uçak pistten çıkarak parçalandı: 3 ölü 180 yaralı…

            Felaketler ‘geliyorum’ demeye Aralık ayında Avustralya’da yaşanan yangınla başlamıştı. Milyonlarca hektarlık ormanı küle çevirerek bir milyardan fazla hayvanın ölümüne yol açan yangın günlerce kontrol altına alınamadı.

            Dünya Avustralya’da çıkan yangınla korktu. Avustralya'da Aralık'ta başlayan ve milyonlarca hektarlık alanı küle çeviren yangınlarda bir milyardan fazla hayvanın öldüğü açıklandı. Suları içtiği gerekçesiyle Avustralya'da hükümet develer başta olmak üzere binlerce hayvanı katletti. Avustralya'da yangın söndürülmeden bu kez de seller ülkeyi vurdu. 

            Tüm dünya güney yarım küreyi saran alevleri gözyaşıyla izlerken Aralık’ı takip eden Ocak ve Şubat ayları da yeni felaketlere gebeydi…

                   

             CORONA VİRÜSÜ!

 

             Çin'in Wuhan kentinde tanımlanamayan virüs dünya çapında paniğe yol açtı. Bulaştığı kişilerde akciğer rahatsızlıklarına yol açan ve şimdiden dört farklı ülkeye de yayılmış durumda olan virüs sebebiyle çok sayıda insan hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü ise dünya çapında daha çok vakanın görüleceğini kaydetti.

            İlk tespiti 12 Aralık’ta yapılan virüs, başlangıç noktası olan Wuhan’dan 22 Ocak itibariyle diğer kent ve eyaletlere sıçramaya başladı. Salgın nedeniyle çok sayıda hava yolu şirketi Çin’e uçuşlarını iptal ederken son verilere göre binlerce kişi şuan bu virüse yakalanmış durumda. Bu kişilerden yüzlercesi hayatını kaybederken, hala binlerce kişi tedavi altında..

 

            ŞEHİT HABERLERİ İLE SARSILDIK BİR KEZ DAHA

 

            İdlib’ten gelen şehit haberleri ile yüreklerimize yine kor ateşler düştü! Acıyla kavrulduk ve yetsin artık diye haykırdık!

            Ateş düştüğü yeri yakıyor ama Ahmed Arif’in dediği gibi “nerede bir can ölse oralı olur yüreğim, olmazsa insan olmaz yüreğim.”

            İşte bizim de yüreklerimiz yara bere içinde kaldı ve İNSAN olan yerlerimiz çok ağrıdı.

 

           ELAZIĞ DEPREMİ İLE SARSILDIK

           Dünya bu felaketlerle sarsılırken 24 Ocak’ta Türkiye’de deprem korkusu yaşandı. Merkez üssü Elazığ’ın Sivrice ilçesi olan 6,8 büyüklüğündeki depremde, 35’i Elazığ’da, dördü Malatya’da olmak üzere en az 41 kişi hayatını kaybetti, 1.607 kişi de yaralandı.

           Günlerce haberlere kilitlendik ve enkaz altında kalanların kurtarılmasını izlerken bizler de sanki o koyu karanlıkta nefessiz kaldık!

           Bununla birlikte yurt genelinde çok sayıda artçı deprem meydana geldi.

 

           VAN’DA ÇIĞ DÜŞTÜ, UÇAK PİSTTEN ÇIKTI

 

          Ve son olarak geçtiğimiz günlerde Van’da bir minibüsün üzerine çığ düştü.

          Soğuk da insanın içini yakarmış çok acı bir şekilde öğrendik bunu.

          Can kurtarmaya gidenler de canlarından oldular ikinci çığ düştüğünde. Aralarında askerlerimiz, AFAD ekibinden kurtarma görevlileri, itfaiyeciler, korucular ve vatandaşlar da vardı.

          Sonuç ta 41 canımızı kaybettik ve yaralılarımız var!        

          Van’daki çığ felaketini ise İzmir-İstanbul seferini yapan Pegasus Havayolları’na ait uçağın pistten çıkması takip etti. 180 kişinin yaralandığı olayda 3 kişi ise yaşamını yitirdi.

          Vatandaşlar, kabus gibi başlayan 2020’nin devamı için endişeli…

          Tek temenni, felaketlerle başlayan senenin hiç değilse bundan sonra felaketlerle devam etmemesi!

          Tüm acıların Ulusumuzun yakasını bırakması dileğiyle;

          Şehit düşen Jandarmalarımız, Korucularımız, İtfaiyecilerimiz, AFAT Görevlilerimiz, Sivil Vatandaşlarımız, depremde hayatının kaybedenlerin; ruhları şad, mekanları cennet olsun!

          Rabbim geride kalanlara, milletimize sabırlar versin!

          Yaşanan bu felaketlere sebep yine de insan faktörü oluyor. Depreme dayanıklı binalar yapılsaydı, binalar yıkılmaz ve vatandaşlarımız enkaz altında kalmaz, o dondurucu soğukta dışarıda çadırlarda barınmak zorunda kalmazlardı.

          Çığ felaketi her zaman yaşanıyor ülkemizde. Gerekli tedbirler alınsa, kurtarma da bilinçli ve gereği gibi yapılsa bu kadar can kaybetmezdik.

          Uçak kazası için de aynı şeyler söylenebilir. Yine hatalar insan kaynaklı. Yorgun pist, uçaklarda metal yorgunluğu ve pilot hatası.. Bunlar için de gerekli önlemler alınabilir ve bu kazalar olmazdı.

          Yaşanan bu felaketlerden inşallah ders alınmıştır ve gerekli tedbirler alınır da bir daha böyle felaketler yaşamayız.

          2020 yılında yaşanacak tüm felaketler bitmiş olur inşallah da bundan sonra ülkemiz ve milletimiz şehit haberleri almaz ve böyle felaketleri yaşamaz.

          Geçmiş olsun Türkiye’m!

 

          GERÇEĞE TALİP OLANLAR BEDEL ÖDEMEYİ GÖZE ALMALIDIR

 

          Üç kişi giyotinle idama mahkûm olur.

          Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de fizikçi...

          İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar:

       – Son sözün nedir?

          Der ki: – Ben Allah’a inanıyorum, O beni kurtaracaktır. Allah... Allah... Allah...

          Giyotini indirdiklerinde boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır:

       – Onu serbest bırakın; Allah sözünü söylemiş ve onu korumuştur. Böylece papaz idam edilmekten kurtulur...

          Sıra hâkime gelir, ona da sorarlar:

       – Demek istediğin en son söz nedir? Der ki:

       – Ben papaz gibi Allah’a inanmıyorum. Ama adalete güveniyorum. Adalet... Adalet... Adalet...

          Giyotini indirirler, giyotin hâkimin de boynuna birkaç santim kala durur... Bunun üzerine insanlar tekrar şaşırır ve bağırırlar:

      – Adalet sözünü söyledi, onu serbest bırakın. Böylece hâkim de boynunun kesilmesinden kurtulur...

          Sıra fizikçiye gelir.

           Ona da – Son sözünü söyle derler Der ki:

        – Ben ne Allah’a inanan bir papazım, ne de adalete güvenen bir hâkim.. Bildiğim tek şey şudur: Giyotinin ipinde bir düğüm var ve o düğüm giyotinin tam inmesine engel oluyor.

           Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir düğüm olduğunu görürler. Düğümü açıp tekrar bırakırlar, böylece fizikçinin başı bedeninden kopar..

           Toplumdaki "düğümler" ve sorunlara işaret edip gerçekleri söylemenin acı sonuçları olabilir!..

           Gerçeğe talip olanlar, bedel ödemeyi göze almalıdır...............

 

KORKUYLA UMUT ARASI

Bilinmeyene yürümek garipti
Hayat belki de
Bilinmeyene yürümekten ibaretti
Bir sonraki
Atılıp atılamayacağı
bilinmeyen bir adımın
Götürüp götüremeyeceği
bilinmeyen bir yolun
Sonundaki bilinmeyenlerden
oluşuyordu her şey
Ve hiçbir şeyi önceden bilmek
mümkün değildi
Aslında yürütülmekti
sonunu bilmeden yürümek
cesur atılmalıydı adımlar
korkuyla umut arasında
Güneş açar
ya da yağmur yağardı.
Deprem ne zaman nereyi yıkar
belli olmazdı
En iyisi hazırlıklı olmaktı her şeye
Umudu ve korkuyu elden bırakmadan...
Kimin ne zaman, nerede, ne kadar olacağı
belli olmadan.
Önemli olan
bir yerlerde olduğumuz sürece
oranın hakkını vermek
ve geride bir şeyler bırakmaktı.
Bir iş, bir eser ya da bir iyilik,
Belki de kıyamet
son iyilik yapıldıktan sonra kopacaktı.

                                        Uğur Arslan

Eğer 21. yüzyılda çocuklarımıza ve torunlarımıza mutlu, barış içinde bir dünya miras bırakmak istiyorsak ihtiyacımız olan şey, ilgili iyimserlik ve müşterek akıldan kaynaklanan eylemdir.

                                                                                                    Konosuke Matsushita, Panasonic Kurucusu

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org