Düşünmek suçu

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
Muhsin Durucan
Düşünmek suçu
11.04.2019


“Düşünüyorum öyleyse varım.”

Descartes

“Sana düşman, bana düşman,

Düşünen insana düşman,

Vatan ki bu insanların evidir,

Sevgilim, onlar vatana düşman…”

Nazım Hikmet

“Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Allah, beterin beterinden saklasın derler. Bir de düşünenleri, gelin şuna düşünenleri demeyelim, düşünmeye çalışanları hep öldürmüşler!”

Yaşar Kemal

***

Düşünme: Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi… Düşünmek, duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü eylemidir.

Düşün: Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne ya da olay, denebilir.

İnsanları diğer canlılardan ayrı tutan en temel özellik düşünme yeteneğidir. İnsanoğlu düşünür ve hayal kurar. Bu şekilde de kendilerini ileriye götürürler. Düşünce ve planlarımız, bizim yaşama tutunmamızı sağlayan en temel ögedir.

***

Dost Kaftancıoğlu’na Ağıt

Muhsin DURUCAN

Acı duyuk tez ulaşır günlerde

Seksenin nisanı takvim on birde

Öldüren özgür, umudumuz yerde

Ümit gardaş seni de mi yediler.

Yılmadın seçtiğin toplumcu yoldan

Yelatan’dan, Dönemeç’ten, Hanak’tan

Gerçekleri yazdın Anadolu’dan

Ümit gardaş seni de mi yediler.

Bu kıyımlar, kıyacılar, ölümler

Aydını, yazarı, düşünürü yer

İnsan eti yiyen insan değiller

Ümit gardaş seni de mi yediler.

Acı duyuğunu sürgünde aldım

Gözlerim yaşardı, yaşamdan caydım

Bana yazdığını saygıyla andım

Ümit gardaş seni de mi yediler.

Bu mudur yaşamak, insanlık bu mu?

Ümitleri yedi kıyıcının oyunu

Gözlerim karardı, yitirdim yolumu

Ümit gardaş seni de mi yediler.

(Öztürk Tatar’ın Yalın Ses Yayınları’nda özenle kitaplaştırdığı “Yaşama Sevincine Bin Selam” adlı 400 sayfa içerikli kitabın 186. sayfasındaki şiirim…)

Yazınımıza seçkin yapıtlar kazandıran ve o yıllarda sesiyle radyolarda ilgiyle dinlenen Kaftancıoğlu, düşünmeyi görev bilen hümanist bir kalemdi.

Türk Dil Kurumu’na üye olmak için referans isteğinde bulundum. Güvenli bir yaklaşımla boş kâğıdın altına imzasını koyup, “üzerini çekinmeden yazmamı ve TDK’a, Cahit

Külebi’ye göndermemi” istemişti! Düşünebiliyor musunuz? Ne denli soylu ve güvenli bir yaklaşım…

Yazar Ümit Kaftancıoğlu, güzel düşünen ve çokiyi üreten bir beyindi. O yıllarda anarşinin kol gezdiği, kamu görevlilerinin sürgünlere gönderildiği yurdumuzda düşünen insanların öldürülmeleri eylemiyle 11 Nisan 1980’de acımasızca katlettiler!

Yerin aydınlık olsun güzel insan! Özgün yapıtlarınla yaşayacak, kişiliğinle anılacak ve onura dönüş olan adınla gönüllerde yaşayacaksın!

*

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org