KADININ ADI VAR!

Size Özel Yeni Model Otantik - Özel Tasarım Takılar ve Aksesuarlar, kolye küpe bileklik modelleri en uygun takı fiyatları
Adnan Karadüz
KADININ ADI VAR!
01.12.2018




“ Dangal” adlı bir Hint filmi… Mahavir Singh Phogat bir güreş hayranıdır ve eski milli bir sporcudur. Mahavir iki küçük kızına da güreş sporunu öğretmeye karar verir. İki kız çocuğu Babita Kumari ve Geeta Phogat,  güreş eğitimi alarak büyürler. Baba iki kızının da ulusal takıma kadar yükselmesini hayal ederek yıllar geçer.  Ulusal takıma kadar yükselen Geeta, uluslararası bir yarışmada finale kadar yükselir. Her maçın öncesinde babasından taktik ve strateji desteği alan Geeta, diğer maçlarda olduğu gibi final maçında da nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini sorar babasına. Babasının verdiği cevap Hint toplumunda kadın kimliğini göstermesi bakımından oldukça önemlidir. “Bu maçın bir stratejisi yok Geeta. Bak Hintli kadınlara, sokaktaki şu kız çocuklarına, bak. Bu kadınlar ve kız çocukları yarın hep seni izleyecekler. Öyle güreşeceksin ki onlar seni asla unutamayacaklar. Erkekler tarafından aşağılanan, ezilen her kadın için umut olacaksın. Onlar senin gibi kendini güçlü hissedecek, kız çocukları senin gibi şampiyon olmak isteyecek. Ama sen bu maçı kaybedersen seni kimse hatırlamayacak belki, Hint kadınlarının bir hayali olmayacak senin üzerinden, kız çocukları şampiyon olmak gibi bir hayal kuramayacaklar. Yaşlı Hint kadınlar gibi genç kadınlar da eve gidecek ve rutin ev işlerini yapacak, evde yemek yapıp bulaşık yıkayacaklar. ” der.  Güçlü olmayan kadın yok sayılır her toplumda, saygı görmez.
Kadının her toplumda güçlü olması, değer görmesi toplumsal kültürün düzeyi açısından önemlidir. Kadına değer vermeme ise kültürel geri kalmışlık ya da toplumsal bir özürden başka ne olabilir ki? Sorun hep aynı, çözüm de belli aslında... Değer verilmeyen kadın ve bazen de herhangi bir sosyal grup, ötekileştirilir, yok sayılır. Güçlü olan kitle, zayıf olanı ezer, aşağılar. Medeni dünyada, “egemen olan benim” diyen bir kısım erkeklerin dünyasında orman kanunları devreye girer. Güçsüz olan her kişi ya da kitle yok sayılır. Kadın da erkek kadar, en az erkek kadar güçlü olabilmeli ve yaşamın içinde var olabilmeli. Birey olarak varsanız, üreterek yaşamın her alanında düşüncelerinizle, duygularınızla, sosyal becerilerinizle katkı sağlayabildiğiniz oranda değer görürsünüz. Kendi ağırlığınızı, değerinizi kendiniz belirlersiniz. Sosyolojinin altın kuralı bu… Ama, bir kadının güçlü birey olarak var olmasını, sosyal becerileriyle lider olmasını, yaşamın her alanında gücünü, bilgi birikimini ve düşüncelerini ortaya koymasını sağlayacak sisteminiz, ortamınız, ikliminiz varsa kadın güçlü birey olarak var olabilir. Eğitim sisteminiz, yasalarınız ve kültürel gelişmişlik düzeyiniz, çağdaş dünyanın düzeyini yakalamışsa her kadın var olabilme serüveninde kendini ifade edebilecektir. Hint filmindeki sorun da aynı aslında, kadının birey olarak değer görmediği bir toplumda sadece ev işlerine layık görülmesi ya da ona biçilen ev işleri, arka planda verilen başka görevler, yok sayılma, aşağılanma!.. Sebebi kadının yok sayılması algısı tabi ki. Kadının lider, şampiyon, yönetici ailede en az baba kadar söz sahibi olarak görülmediği zamanlarda sorun hep aynı… Yok sayılma ve ötekileştirme toplumsal bir özür, karşı cinsi ya da kitleyi yok sayma, sorunun ana nedeni… Kadınların yaşamın her alanında, her platformda en az biz erkekler kadar güçlü olamaması! Güçlü olamama veya kabul edilmeme, belki de kadını zirvelere eriştirecek eğitim sisteminin, kültürel gelişmişlik düzeyinin olmayışı. En az erkekler kadar rahat özgür olamamaları, zirvelere giden yolun erkekler kadar onlara da açık olmaması. En az biz erkekler kadar büyük başarıların lideri olmamaları, ya da layık görülmemeleri… Bu durum geri kalmışlıktan başka nedir ki?
Kadının değer görmediği toplumlarda ise durum oldukça vahim. Kadının yok sayıldığı eğitimsiz olduğu sosyal yaşamın arkasına itildiği bu durumlar ne kadar da vahim… Ne korkunç sorunları yaşar toplumlar gelecekleri adına kadın, yok sayılınca!.. O zaman kadının topluma vereceği zenginlikleri, düşünce ve iş gücünü ötelersiniz. Kadının insanlığa, insan olabilmeye katkısını; saygı, şefkat ve ahlak estetiğini yok edersiniz. İşte o zaman siz kendi toplumsal cehenneminizi hazırlarsınız. Ne sevgiyi öğreten öğretmenleriniz olur, ne de nezaket dersi veren kadın liderleriniz… Ne de yaşamın her alanına düzen ve uyumu sağlayan bilge kadınlarınız!.. Kadın kimliğine dönük olumlu bakış açınızı  kaybeder, sosyal yaşamın her alanında kültürünüz yok olur, yazılı yasalarınız yeterli de olsa etkisiz olur. Sonra kadına biçtiğiniz herhangi bir rol ailede okulda sosyal çevrede bir zaman sonra sosyo-kültürel algınızı oluşturur.
 Her kadın güçlü olabildiğince, özgüveni kadar vardır. Medeni toplumlarda yasaların ona güvenli, mutlu ve sağlıklı birey olabilme ortamını hazırladığı sürece vardır. Her kadın ailede, sokakta, evde, okulda karşı cinslerden gördüğü saygı kadar vardır. Her kadın aldığı eğitimi, bilgi birikimi, düşünce ufku ve sosyal yaşama katkısıyla omuzlarda yükselir. Her toplumda dimdik özgüvenli, geleceğe emin adımlarla yürüyebilen kadınlar varsa o toplumda iki farklı cinsin oluşturduğu uyum, denge ve ahlaki estetikten ve kültürel zenginliklerden söz edebilirsiniz. Kadının emeği, yüreği, düşüncesi toplumsal kültürü ve eğitimi var etmeye etki etmişse sağlıklı bir toplum olabilirsiniz. Unutmamak lazım ki mimar, yazar, ressam, sporcu, yönetici, başbakan bir anne ya da eş gelecek nesillerin var edilmesinde, sağlıklı bir toplumsal yapının oluşturulmasında en ciddi katkıları sağlar. Cahil ve yok sayılan, ötekileştirilen, aşağılanan kadınlar bir toplumun geleceğini yok eden nesiller yetiştirir. Unutmamak lazım ki kadın varsa gelecek de var olur! Büyük Önder, Türk kadınının eğitimli ve güçlü olmasını çok arzu etmiştir. “ Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”  vecizesiyle kadına verdiği değeri ne güzel belirtir.
 

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org