GÜZEL YURDUMDA ÖĞRENEN ÇOCUK OLABİLMEK!..

Tekpara GPR RADAR El Yapımı Alan Tarama Dedektörleri - Metal Dedektörü - Altın Arama Çubukları Fiyatları - Rezistivite Cihazı Modelleri Dedektör Dünyası
Adnan Karadüz
GÜZEL YURDUMDA ÖĞRENEN ÇOCUK OLABİLMEK!..
24.04.2019


Her çocuk kendi ikliminde umutla büyür, gelişir. Geleceğini, umutlarını, kendi baharında yeşertir. Başarıyı, başarısızlığı; neşeyi, sevgiyi, acıyı, sabretmeyi ona sunulan atmosferde yudumlar. Hayalle gerçek arasında yürümeyi öğrenirken nice nice yaşam becerileri edinir. Şu anda kim bilir güzel yurdumun dört köşesinde her bir çocuk hangi izleri sürüyor, hangi iklimin bahtlı ya da bahtsız emekleyeni ya da koşanı durumundadır. Her bir çocuğa yaşam iklimini oluşturan bizleriz, onlara nasıl bir atmosfer basıncında neler yapması gerektiğini gösteren ya da birçok zaman dayatma yapan da bizler... Bazen onlardan yetişkinler olmalarını da çocuk olmalarına fırsat vermeyenler de bizleriz tabi…

Yaşamak bir öğrenme sürecidir aslında her yaşta… Her bireyin bu öğrenme sürecinin bilinç ve farkındalığına sahip olması onu başarı ve mutluluğa eriştiren en değerli etkendir. Her çocuk kendi gereksinimlerinin farkında olarak yaşamın izini sürebilmeli; öğrenmeye açık, öğrenme heyecanını ve alışkanlığını asla kaybetmeden… Bana sorarsanız bir çocuğun öğreneceği en kutlu değer “öğrenmeye açık olması”dır. Bilmediğini bilmesi, öğrenme istek ve motivasyonunu yaşantısı boyunca duyabilmesi ne de değerlidir her çocuğun. Peki, çocuklarımız nasıl bir kültürün içinde yer almalı ki öğrenmeye açık, öğrenme istek ve motivasyonunu hep duyabilen bireyler olarak var olabilsin. Kaldı ki her insan dünyaya gelirken bütün duyularıyla öğrenmeye istekli ve aç olarak dünyaya gelmekte. Çünkü öğrenme var olabilmenin temel kuralıdır. Öyleyse ailede, okulda her türlü çarkın içinde yapılması gereken en değerli şey onların öğrenme sürecinde kalabilmeleri, kendi istek ve güdüleriyle öğrenmeye açık birey olabilmeleri…  Bilme bilincinin farkında olarak kendilerini gerçekleştirecekleri iklimlerde var olabilmeleri… Evet, kendilerini gerçekleştirebilecekleri iklimlerde çocuklar kendileri olabilir, kendi yeteneklerini ortaya koyabilirler. Sihirli cümle işte bu!.. Çocukların öğrenmeye hep açık kalmalarının sırrı burada, “kendilerini gerçekleştirecekleri iklimde, atmosfer”de var olabilmeleri... Çocuğun var olabilmesi ve gelişimi açısından temel değer; gelişim iklimini oluşturabilmektir. Yani onlar için oluşturulacak öğrenme iklimi ve kültürü… Bunu sağlaması gerekenler kim peki? Devletin eğitimini yönetenler, aileler vs… vs… Onlar kendi yaşam kültürleriyle tıpkı bir fidan gibi gelişip serpilecekler. Zaten yaşamın doğası da böyle değil midir? Her canlı kendi gelişimi için yeterli iklimi bulunca da gün yüzüne çıkmaz mı?  

Peki, öyleyse güzel yurdumda öğrenme ve gelişim sürecinde çocuklarımızın yeterli bir eğitim kültür ve iklimine sahip olduğu söylenebilir mi? Çok klasik soru elbette, hepimizin bildiği, verebileceği cevabı var bu sorunun; elbette ki yok deriz her birimiz.  Ama ne yazık ki bu yokluğu onlara oluşturan bizleriz. Evdeki iletişim çatışmalarını, okuldaki ya da evdeki baskıyı ya da gereksiz ölçüsüz özgürlüğü, onların gereksinim duymadığı beslenme ve öğrenme materyallerini onlara dayatan bizler değil miyiz? Bizler çocukların nefes alabilecekleri bir iklimde yürüyebilmelerini desteklemek yerine birçok zaman onların yerine yürümeye çalışır, bazen de onların hiçbir eylemini onaylamayız. Daha kötüsü onlar bizden hep onaylanmayı bekler. Onlar onaylanmayı bekleyen varlıklar değillerdir. Çocuklar, kendi iradeleri olan özgür bireylerdir ve biz onlara bu iradelerini kullanmayı öğrettiğimizde onlar kendi ayakları üzerinde duracaktır. Sonra bir diğer yanlış ise her çocuğun kendi yeteneği ve kapasitesi dikkate alınmadan onlara verilen ödüller, cezalar… Sanki onlar birer mekanik varlıklarmış gibi başarılarıyla ödüllendirilir ya da başarısızlıklarıyla cezalandırılırlar. Oysa onların kendileri olmaları için oluşturulacak kültür, eğitim iklimi, atmosfer ve iletişim tarzı onların kendi yolunda yürümelerine, kendi ayak izlerini oluşturmalarını sağlayacaktır.  Bizler çocuklarımıza nefes alacakları, kendileri olabilecekleri, kendilerini gerçekleştirebilecekleri; başarıyı tanıyabilecekleri evrensel, etik, kültürel değerleri kendilerinin edinecekleri ortamlar oluşturamıyoruz ne yazık ki… Eğitimde sistemsizliğin getirdiği sorunlar, nasıl bir insan yetiştirmeye karar verememenin beceriksizliği, basiretsizliği… Birtakım sınav odaklı yarışlar, bunların oluşturduğu baskılar... Gereksiz niteliksiz bilgileri ölçen sınavlar. Farklı yeteneklerdeki milyonlarca çocuğun cevapladığı aynı sorular… Gelecekte ne olacağı belli olmayan sınavlarla girilen niteliksiz eğitim veren birtakım okullar… Onları tanımamız için yeterli değil… Onları geleceğe hazırlamak adına yeterli değil… Onların yaşam becerilerini ölçmeyen sınavlar...  Bu karmaşa ya da kaos içinde hangi çocuk kendi yolunu nasıl bulabilir ki!.. Güzel yurdumda sorunu olmayan şanslı çocuklar böyle… Peki, ya eğitimsiz, sahipsiz, okula gitme şansı olmayan çocukları nasıl anlatmalı? Onlar içler acısı!.. 23 Nisan 2019’da sırtında yük taşıyan çocuklar… Sokaklarda dilenen, mendil satan çocuklar…. Daha neler, neler… Güzel yurdumda öğrenen çocuk olmak kolay değil. Sokak çocuklarından, işçi çocuklardan söz etmedik daha, onların yok edilen geleceklerinden, sorunlarından, acılarından hiç söz etmedik… Bu iklimde bir çocuğun kendisi olabilmesi, yaşama dair beceriler geliştirmesi ne de zordur.

Tüm dünya bir gün Türk Tohumu kullanacak
Video Galeri
facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org