CANA CAN KATMAK: ORGAN BAĞIŞI

Size Özel Yeni Model Otantik - Özel Tasarım Takılar ve Aksesuarlar, kolye küpe bileklik modelleri en uygun takı fiyatları
Adnan Karadüz
CANA CAN KATMAK: ORGAN BAĞIŞI
06.11.2018


Adı Ahmet ya da Ayşe ne fark eder ki yaşlı ya da genç hatta gözlerini yeni dünyaya açan bir melek; her can için yaşamak, nefes almak öyle güzeldir ki! Bunu yaşarken anlarız da en çok da sağlığımızı kaybettiğimizde anlamını kavrarız. Ama şunu artık öğrenmemiz gerekiyor: “Yaşatmak da en az yaşamak kadar değerlidir! On dört yaşındaki Ahmet’in günlüğünde şöyle yazıyor: “Gitgide heyecanlanıyordum, okul tatil olmuştu. Neler yapacaktım neler. Aynaya baktım, yanaklarım al al olmuştu. Hafif kaşıntılarım vardı. Karnım da ağrımaya başlayınca korktum anneme söylemeden dışarı çıktım, artık sokaklarda oynamak vardı.  Ama öyle halsizdim ki dayanamadım çömeldim, ayaklarım titredi ve oturdum öylece, karşımda ablamı gördüm; sonrasını hatırlamıyorum. Bir hastane odasında uyandım, annem ağlıyordu. Odama girenler çıkanlar, ben ne olduğunu anlamadan herkes iyi olacaksın diyordu. İyi olacaksın, iyi olacaksın Ahmet, iyi olacaksın. Neyim vardı ne oldu bana derken, doktor amca küçük bir ameliyat olacaksın Ahmetçim, karaciğerinde biraz sorun var, çok azcık canın yanacak dedi. Ha, bir de ablasından nakil mümkün!.. dediğinde ooo annem bu defa sevinçten ağlamaya başlamaz mı? Canım ablacım karaciğerinden bana verebilecekmiş, deniyordu. Canım ablam, nasıl da canı yanmıştır kim bilir!..” Ablası Ahmet’in canına can katmıştı!

Şanslıydı Ahmet, hemen göz göze geldiği anda “can”ı, karaciğerini verebilecek bir ablası vardı. Canımız yandığında her zaman yakınlarımızdan birisi yanımızda olmayabilir ki. Ya yakını olmayanlar, ya dokusu uyuşmayan, uyum sağlayamayanlar! Ah yıllarca organ bağışı için bekleyen yatalak hastalar!!! Ve yıllarca yıllarca kemik iliği nakli için donör bekleyenler, büyük acılar içinde kıvranarak!.. Ama nedense canımız yanınca yaşamın ne kadar tatlı olduğunu hissederiz. Ne de çok çaresiz olduğumuzu o zaman anlar ve nedense insanların birbirine yardım etmediğinden böyle zamanlarda yakınır, dururuz. Canımız yanmadan empati kuramıyoruz, ne acı değil mi? Hatta bazen vefanın semtine bile uğramayız. Oysa ilk “İmdat!..” sesini duyduğumuzda, yaşama tutunmak için bizden bir nefes sıhhat istendiğinde “Ben de varım, buradayım!” diyebildiğimiz zamanlar bizi yaşatır, ölümsüzleştirir hem kendimizi hem de elinden tuttuğumuz canlıyı!.. Böyle zamanlarda canı yanana can verirken bizler, yaşar ve yaşatırız. Ruhumuz böyle zamanlarda asil, böyle zamanlarda onuruyla, erdemiyle zirvelere yükselir. Ah yüksek insanlık idealleri, erdemli toplumun şuurlu bireyi sen busun işte, yalanlarıyla, nutuklarıyla insanları kandıranlar değil, gerçek insan sensin sen!  Yüce millet idealleri; bağırmalar, çağırmalarla değil; ben geldim cana can katmak için geldim dediğimizde, yardıma koştuğumuzda, özveriyle yaşadığımızda yüksek insanlık idealleri yaşar; insan gibi yaşar, insan kalırız.

Güzel yurdumun insanları, şu anda kim bilir organ nakli için umutla bekleyen bize muhtaç ne de çok insan vardır. Ama böbreği, ama karaciğeri ya da herhangi bir organı için umutla bir organ bağışı bekleyen. Gün geçtikçe eriyip her an ayakta kalmaya çalışan, her saniye canı yanan nice çocuk, genç ya da yaşlı. Hastane kapılarında sıra bekleyen, maddi yetersizlikler yüzünden acı acı yatağında kıvranan nice can; yaşamak için umutla bekler, bekler!.. Bir hayırseverin, bir erdemli insanın, canına can katması umuduyla…  

Güzel yurdumda binlerce insan var böyle bekleyen, otuz bin insan organ nakli için umutla bekler. Ama ne yazık ki ülkemizde organ bağışı yeterli değil. Günümüzde tıbbın gelişmesiyle birçok organın nakli artık mümkün… Kalp, kornea, tendon karaciğer, ince bağırsak, yüz ve saçlı deri, böbrek, kemik, ekstremite (kol, bacak) pankreas, kas dokusu, üst solunum akciğer, kıkırdak, üst sindirim yolları deri, uterus (rahim) organlarının nakli mümkün… Bizler hayattayken bizler organ bağışında bulunabiliriz, beyin ölümü gerçekleşince de yakın akrabalarımıza sorulur tabi bu durum. Organ nakli hastane dışında herhangi bir yerde ölen kişiler üzerinde gerçekleştirilemez. Yalnızca yoğun bakım ünitelerinde solunum cihazına bağlı olarak ölen, yani beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organları nakledilebilir. Bu hafta Organ Bağışı Haftası… Tekirdağ’da Organ Bağışı haftası dolayısıyla toplumu bilgilendirmeye yönelik Organ Bağışı Sempozyumu düzenlenecek. Amaç organ bağışını yaygınlaştırmak… İlgili sivil ve resmi kurumlar el ele, yürek yüreğe, iş birliği ve dayanışma içinde. Sivil toplum ve devlet iş birliği yapınca bazen de sivil oluşumlar güç birliği içinde olunca toplumsal çıkarlara erişilir. Tekirdağ Tabipler Odası, İl Sağlık Müdürlüğü, Kent Konseyi, Eczacılar Odası, Diş Hekimleri Odası, Veteriner Hekimleri Odası iş birliğiyle... Bu kurumlardan oluşturulmuş saygın bir kurul Tekirdağ Sanayi Odasında 09 Kasım’da gün boyu bilgi şöleni oluşturacaklar. Bu süreçte organ bağışında bulunmak isteyenler de orada bulunabilir elbette. Bugüne kadar organ bağışında bulunmadıysanız gelin bizler de orada olalım! Neden olmasın ki toprağın altında çürüyüp gidecek bir organımız, biz öldükten sonra neden bir cana can olmasın? Yer altında yok olup çürüyüp giderken bizler toprak altında, yeryüzünde bir süre daha olsa kalıcı olabilsek… Bir cana can katabilmek iki defa yaşamaktır belki de hayatı…

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org