Yükleniyor
Tekirdağ Yükleniyor...

Hakan Türksoy – YANDAN BACANAK

13 Haziran 2026 Güncel
13 Haz 2026 12:49

Hakan Türksoy – YANDAN BACANAK

Yakınlarım İskoçya’da yaşadıkları için İngiliz vatandaşı oldular. Hal böyle olunca Majesteleri Kral Charles, bizdeki yandan bacanak misali benim de yandan majesteleri̇m olmuş oluyor(!)

Şaka bir yana ne zaman İngiltere ya da İskoçya konusu açılsa aklıma hep Cesur Yürek filmi ve filmin kahramanı William Wallace gelir.

Bu filmin Oscar ödülü alması boşuna değil. Yetenek yarışması America’s Got Talent’ı (AGT) izleyenler bilir; oradaki amaç seyirciyi coşturmaktır. Tüm salon coşmuşsa jürinin yapacağı fazla bir şey kalmaz.

Cesur Yürek filmi de tüm dünyanın ilgisini çekti ve beş dalda Oscar ödülü aldı. Filmdeki savaş sahneleri, kılıçlar, atlar ve meydan muharebeleri elbette etkileyici. Ama yıllar sonra akılda kalan bunlar değil.

İnsanın aklında kalan, aynı amaç için yola çıkan insanların zamanla farklı yönlere gitmesi.

William Wallace karşısındaki düşmanın kim olduğunu biliyordu. Asıl bilmediği şey, yanında duranların ne kadar yanında duracağıydı. İngilizleri tam yenecekken en yakınları ona ihanet etti.

Tarih bunun örnekleriyle dolu. Ankara Ovası’nda Yıldırım Bayezid’in karşısında büyük bir ordu vardı.

Ama tarihçiler bugün bile savaşın sonucunu konuşurken sadece karşı taraftaki askerleri değil, savaş sırasında yön değiştirenleri de anlatırlar.

Demek ki bazı mücadelelerde sayıların, silahların ve makamların ötesinde başka bir şey vardır.

Sadakat…

İnsanlar bir hedef etrafında toplanır. Birlikte yürür. Aynı sözleri söyler. Aynı hedefe baktıklarını düşünür.

Sonra gün gelir, rüzgârın yönü değişir. Düne kadar aynı safta duranların bir kısmı başka hesaplar yapmaya başlar. O anda kavga dışarıdakilerle olmaktan çıkar. Mücadele içeride başlar.

Tarihin ilginç tarafı şudur: Kazananların çoğu güçlü olduğu için kazanmaz. Kaybedenlerin çoğu da zayıf olduğu için kaybetmez.

Bazen bir hareketin gücü, karşısındaki rakipten değil, kendi içindeki çatlaklardan eksilir.

Tarih değişiyor. İnsanlar değişiyor. Bayraklar değişiyor. Ama güç mücadelelerinin bazı kuralları hiç değişmiyor.

Bu yüzden tarih kitaplarında en çok savaşları değil, saf değiştirmeleri hatırlarız.

Yazı başlığını dikkat çeksin diye “Yandan Bacanak” yazdım. Doğrusu o eski Yalova Kaymakamı fıkrası misali bana ne elâlemin majestelerinden…

Benim tek bir liderim var; o da Mustafa Kemal Atatürk’tür. İnsanlığa katkı sunan bütün liderlere saygı duyarım, hepsi bu. Aslında bu yazının başlığı “İhanet” olmalıydı.

Çünkü tarihin en büyük yenilgileri savaş meydanlarında yaşanmadı. Bazı yenilgiler çekilen kılıçlardan değil…

Kınında kalan kılıçlardan doğdu.

Ve bazen bir ordunun kaderini düşmanın gücü değil, dost bildiklerinin ihaneti belirledi.