Haziran ayının başındayız. “Sıcaklarla aran nasıl?” dedi biri bana.
Daha bir hafta önce ne giyeceğimizi şaşırıyorduk. Bu işin bir de Ağustosu var. Daha şimdiden sıcaklardan şikâyet etmek yanlış olur, dedim.
Peki sağlığın nasıl, dedi. Genel sağlığım fena sayılmaz ama psikolojim iyi değil. Siyasi olaylar canımı sıkıyor. Konuşulması gerekenler konuşulmuyor, bizi başka konularla meşgul ediyorlar, dedim.
“Valla ben televizyon falan izlemiyorum” deyince iş değişti tabii. Kısacası konuşmaya hatta yazmaya gerek kalmadı. Çünkü iki farklı dünyada yaşayanlar birbirini asla anlamaz.
Şimdi ne yazayım diye düşünürken, bir gün lazım olur diye arşivime kaydettiğim bir araştırma sonucu aklıma geldi. Bu günü onunla kurtarayım dedim. Çünkü gazetenin kadrolu yazarı benim(!)
Araştırmanın konusu yalan… Bir araştırma şirketi Türk halkına, “En sık başvurduğunuz beyaz yalan hangisi?” diye sormuş.
İşte cevaplar: Ben asla yalan söylemem: %21,1. -Telefonum sessizdeydi: %16,5
-Kullanım şartlarını okudum, kabul ediyorum: %12,7 -Söyle kızmayacağım: %10,3
-Telefonu değiştirdim, numaran kayıtlı değil: %9,1. -İyi derecede İngilizce biliyorum: %6.
– Üzerimde nakit yok: %4,5. – Önemli olan ruh güzelliği: %4. – Önemli olan kazanmak değil yarışmaktı: %2,6. -Yok ya, ben de yeni gelmiştim zaten: %2,8. – Diğer: %10,6
Araştırma sonucuna göre ilk beş sıraya dikkat edin. Birinci sırada “Ben asla yalan söylemem” var.
İşin ilginç yanı, yalanlar listesinin zirvesine yerleşen bu cümle, listedeki diğer bütün yalanların da anası gibi duruyor.
Belki de araştırmanın en doğru sonucu bu. Çünkü insan önce kendine söylediği yalana inanıyor, sonra dönüp başkalarını inandırmaya çalışıyor. Gerisini zaten her gün yaşayarak görüyoruz.
Son olarak eklemek istediğim bir detay var. Hani küfür var küfürçük var misali… yalan var yalancık var.
Yalancık bir yana günümüzde yalanın kim ya da kimler tarafından söylendiği çok önemli.
Bu bir şaka değil, çünkü yaşamımızı, geleceğimizi etkiliyor.