KAÇINILMASI İMKÂNSIZ OLDUĞU SÖYLENEN KRİZ KİME PATLAYACAK...

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
Serap Cömertoğlu
KAÇINILMASI İMKÂNSIZ OLDUĞU SÖYLENEN KRİZ KİME PATLAYACAK...
16.05.2018


Kamu yatırımlarının büyük çoğunun özelleştiği, samana kadar neredeyse her şeyin ithal edildiği, ekonomik üretim, yatırım denildiğinde sadece inşaat sektörünün akla geldiği, üretim yerine tüketime endekslenmiş, ekonomi bakanının hafif bir kriz yaşanabilir açıklamalarına karşılık neredeyse görevinden alınacağı, hemen hemen her alanda tamamen gerçeklikten uzak söylemlerin hakim olduğu bir ülkede,  bu gidişatın sonunun da çok mükemmel olmayacağı az yada çok bellidir.

 

Sürekli dile getirilen tüp kuyrukları, kara borsaya düşen ve iki katı ücretle alınan yağ, zamanında yatmayan maaş, karne ile alışveriş gibi durumlar olmasa da mevcut gidişatla aynısını yada daha da kötüsünü görecekmişiz gibi… Her ne kadar manipülasyonlarla gerçekler  saklanmaya çalışılsa da, gerçeği söylemeye çalışanlar vatan hainliğiyle yaftalansa da olanı görmek için ekonomi uzmanı, iyi bir iktisatçı  olmak şart değil. 

 

Ortalama zekaya sahip bir birey, etrafında olan biteni sorgulayarak az yada çok belli çıkarımlarda bulunuyor. Özellikle de seçim öncesi uzmanından sokakta ki kağıt toplayıcısına kadar herkes gelecek kaygısı ile değerlendirmelerde bulunarak, nasıl olması gerektiğine dair bir şeyler söylüyor.  

 

Gerçeklikten uzak her şeyin mükemmel olduğuna kendisini inandırmış ve aşırı Polyanna olan kesimin dışındakiler, ülkenin büyük bir ekonomik çöküş yaşayarak, kilitleneceği öngörüsünde. 

 

Açıkçası ben de üzülerek dile getiriyorum ki bazı konularda onlarla aynı fikirdeyim. Bir ekonomi uzmanı değilim. Fakat içinde bulunduğumuz durumu ve  akabinde alanında uzman kişilerin açıklamalarını değerlendirdiğimde çok iç açıcı da olmadığını görüyorum. 

 

Peki sinyalleri her şekilde verilen,  kaçınılması imkansız olduğu belirtilen bir krizde ne olacak? AK Parti hükümeti,  2001 krizi olarak nitelendirilen dönemi, çeşitli düzenlemeler ve kaynakların özelleştirilmesi ile bir şekilde atlattı. Peki  şimdi ki süreçte ne olur?

 

 Satacak pek fazla bir şey kaldı mı?  ‘Dünyaya meydan okuyoruz’  diyerek uluslararası alanda ki diplomatik ilişkiler de minimum seviyeye inmiş vaziyette. Borç alalım desek kimden finansal destek  talep edilebilir?  Kim kaldı? ABD mi? Avrupa mı? Suudi Arabistan mı? Irak mı? Suriye mi? Rusya mı? İran mı? Hangisiyle ilişkiler iyi?  Kimseye muhtaç değiliz diyelim. Peki dünya pazarına sunabileceğimiz güçlü bir üretimimiz var mı?  Üretilmesine gerek yok hazır alıyoruz mantığı ile ilerlenmiş. Teknoloji , bilişim, enerji gibi alanları geçin yiyecek ekmeğimizi , etimizi dahi kendimiz üretemiyoruz. Kanada’nın bizden görüp aldığı ve yetiştirdiği kırmızı mercimeği  bile şu an onlardan ithal ediyoruz. Güney Amerika’dan gemilerle anguslar getiriliyor.  Yabancı sermayenin ve Türk yatırımcıların ülkeden yavaş yavaş çekildiğine ilişkin haberler her geçen gün artıyor. 

 

Ekonomi Bakanı tarafından kabul edilmese dahi kurdaki yükseliş, Türk parasının her geçen gün değer kaybetmesi ve borçlanmaya ilişkin açıklanan istatistiki verilere bakıldığında da tablonun mükemmel olmadığı açık. TL’den altı sıfırın atılması ve dolar kurunun da ona göre düzenlenerek oluşturulduğu verilerde; Türkiye, 1988-2002 dönemine ait iç borç olarak 177 milyar lirası anapara, 123 milyar lirası da faiz için olmak üzere 300 milyar lira ödemiş. Bu 300 milyar liranın döviz karşılığı 532 milyar dolar. Bu dönemde ödenen dış borç ise 95 milyar dolar. Dış borcun TL karşılığı 40 milyar lira. 2003-2017 döneminde ise iç borç olarak 1.5 trilyon lirası anapara, 643 milyar lirası faiz için olmak üzere tam 2.2 trilyon liralık ödeme yapılmış. Bu 2.2 trilyon liranın döviz karşılığı ise 1.3 trilyon dolar.

 

Uzmanlar, alınan derin ve neredeyse ölümcül  yaraların, çok kısa bir sürede açığa çıkacağını, kolay atlatılamayacağını, uzun zaman alacağını ve  herkesin çok zorlanacağı bir sürecin yaşanacağını söylüyor. Tabi bunlar ana akım medyanın tek sesli olması nedeniyle ekranlarda, gazete sütunlarında pek yer alamıyor. 

 

Her ne kadar inkâr edilse de yönetenler de durumun ciddiyetinin oldukça farkında... Avrupa ile uzun süre ilişkilerini askıya alan Erdoğan'ın İngiltere seyahati ve ekonomik ilişkilere yönelik görüşmeleri, 24 Haziran'da iktidar olunması durumunda ekonomi politikalarına yönelik bir hazırlık gibi.. Kurun yükselişi, ekonominin düzensizliği, bir dönem uygulanan dolarları bozdurma çağrısı ve hamasetle son bulmayacağına göre; doğru diplomatik ilişkilere, politikalara yönelinmesi gerekiyordu. 

 

Her şeyin mükemmel olduğu söylenmeye çalışılıp, gerçekler inkâr edilse de olanlar ortada. Seçim sonrası olası iktidarlık durumunda, mevcut ekonomik sistemle ve külhanbeyi politikalarla ilerlenemeyeceğinin bilincine varıldığı gayet açık.. Seçim vaatlerindeki cari açık, vergi yükleri, özgürlüklere yönelik açıklamalar da şu ana kadar yapılanların yanlış olduğunun itirafı gibi adeta. Böyle devam edilirse tıkanıp kalınılacağı  görüldüğü için de diplomatik ilişkiler ve diğer alanlarda politikalar değiştirilebilir.

 

Bundan sonra Türkiye'yi çok farklı yol haritalarının beklediği de aşikar...

 

Peki kaçınılması imkansız olduğu söylenen bu sonda, geminin başında kim olacak? 24 Haziran’da dümene kim geçerse pimi çekilen bomba, onun elinde patlayacak yada ciddi sarsıntılı bir süreç geçirecek gibi...

 

Muhalefet kanadı ise olası iktidarlık durumunda;   faturanın, süreci bu duruma getirenden ziyade başta olana kesileceğini göze alarak ve dersine çok çok iyi çalışarak, her alanda gerçekleşen yozlaşmalara karşı sağlam uygulamalar ve stratejiler hazırlamalı...

 

Bir taraftan umutlu olmak, moral bozmamak gerek fakat gerçekçi de olmak gerek…Umarım Türkiye beklenilenin altında az sancılı bir süreç geçirir...

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org