Her Soru-n Bir Fırsattır Şafak LAYİÇ Yeni İnan Tekirdağ

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
Şafak LAYİÇ
HER SORU-N BİR FIRSATTIR
07.07.2014


NEDEN Mİ, VESİLE Mİ?

         Anne ile baba evde bir apartman sorununu konuşurken, küçük oğulları söze girer ve çocukça da olsa fikrini söyler. Şimdi onun bu sözlerinin, yetişkinleri belirli bir duyguya yöneltme gücü var mıdır? Elbette yoktur. Anne ya da babanın yaşayacağı duygu, tamamen evlatlarının bu yaklaşım biçimini nasıl yorumladıklarıyla ilgilidir. Örneğin eğitim seviyesi düşük bir baba “bacak kadar çocuk ne anlar” diye düşünürken, başka bir baba şunları söyleyebilir:

-Bu konuda fikirlerinin olmasına ve bunları bizimle paylaşmana sevindim.

         Bir olay, farklı kişilerde farklı tepkilere neden olabiliyorsa, bunu herhangi bir duygu ya da tepkiye bağlamak gerçekdışıdır. Yukarıdaki örnekte, çocuğun sözleri babaların tepkisine bir neden değil, yalnızca vesile, araç olmuştur. Burada birinci baba bu sözleri öfkesine, diğeri ise mutluluğuna vesile etmiştir. Oysa bu babalar çocuğa şöyle söyleseler, kendi duygularının sorumluluğunu çocuğa yüklemiş olurlardı:

-Beni öfkelendirdin!

-Beni mutlu ettin.

         Ne yazık ki ana babaların çoğu, kendi duygularının sorumluluğunu çocuklarına ve başkalarına atmaktadır. Fakat bu sorumsuz tutumumuz, modelleme yoluyla, bizden de çocuklarımıza geçer.

         Oysa ne biz çocuklarımızı değiştirme gücüne sahibiz, ne de onlar bizi… Ancak çocuklarımızın değişimlerine vesile olmak gibi temel bir ana babalık sorumluluğumuz var.

         Çocuklarımız da bizim gibi yorum yapar, bazen de beğenmediğimiz kararlar alırlar. Bu durumda elimizdeki tek imkân, aldıkları kararların karşısında kendi kararlarımızı almaktır. Fakat biz, genellikle, aldıkları karardan vazgeçirmek gibi bir

zorbalığa soyunuyoruz:

-Çocuklar trafikteyiz ve gürültünüzden dolayı dikkatim dağılıyor. Sessiz olmazsanız eve geri döneriz.

         Bu durumda genellikle gürültü hemen kesilir. Ancak çocuklar yine gürültüye başlayabilirler. İşte bu nokta çok önemlidir. Eğer tehditlerle çocukları susturmaya devam edersek, kararlarını değiştirme amacıyla onları zorlamış oluruz. Oysa lunapark gitmek yerine eve geri dönme kararı alırsak, bir dahaki sefere çocuklar daha farklı davranış geliştirmeye çalışacaklardır.

         Özellikle aile içi iletişimimiz, karşılıklı olarak alınan kararların bir dansından ibarettir. Zorlamak yerine uyum sağlamak, yeni çözümler düşünmek ve uygulamaya koymak, bize çok daha fazla yol aldırabilir.  

         Hoşça kalın…

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015