Şafak LAYİÇ Yeni İnan

29.90tl limitsiz internet
Şafak LAYİÇ
Şafak LAYİÇ
Yeni İnan
Güreşte yeteneklerini kanıtlamış bir çocuk, bir trafik kazasında sol kolunu kaybeder. Gerek ailesi gerekse kazazede, haftalar, aylar sonra bu travmayı atlatırlar. Ancak çocuk hâlâ bu kaybının üzüntüsü içindedir. Uzmanlar, çocuğun depresyondan çıkabilmesi için, kendisini mutlu eden bir faaliyete yönelmesi gerektiğini söylerler. Fakat çocuk, anababasının önerdiği seçenekler yerine tekrardan çok sevdiği güreşe başlamak istediğini söyleyince mecburen bu karara boyun eğerler.
Ruhsal hastalıkların çoğu, günlük hayatımızda davranış bozukluklarıyla kendini gösterir. Ancak bu bozuklukların kaynağında genelde güçlenmiş duygular yatmaktadır. Duyguların ortaya çıkmasında ve güçlenmesinde temel belirleyici sebep, olay ve olguları ele alış veya yorumlayış şeklimizdir.
27/02/2016 09:46
Dört üniversite öğrencisi, sabah uyanamadıkları için matematik final sınavını kaçırır. Sınav çıkışında ise hocalarına aynı yalanı söylerler:
11/02/2016 09:34
Güney Afrikalı bir çiftçi, elmas bulup zenginleşen komşularının hikâyelerinden etkilenerek, dere tepe dolaşıp elmas aramaya başlar. Ancak talihi yaver gitmez ve elinde, avucunda ne varsa bu uğurda bitirir. En sonunda çiftliğini de satar. Fakat bir türlü aradığı elmasları bulamaz.
13/01/2016 09:39
29.90tl limitsiz internet
Ormanın kralı aslan bir gün baba olduğu haberini alır. Buna çok sevinir ve çevresine şöyle söyler:
07/01/2016 10:15
Seneler önce uluslararası büyük bir ayakkabı şirketinin yöneticisi, pazar payını arttırma amacıyla bir uzmanını Afrika’nın bir ülkesine gönderir. Günlerce süren araştırmalardan sonra gelen rapor oldukça umut kırıcıdır:
23/12/2015 09:19
Bir hapishanede çalışan psikolog, mahkûmların tümüyle tek tek görüşür. Ancak bir tanesinin çok ilginç bir hikâyesi vardır. Bu adam aslında tam bir suç makinesidir. Birkaç defa tutuklanıp ceza yemiş, fakat bir türlü ıslah olamamıştır. Ayrıca ne eşine doğru dürüst bir kocalık, ne de evlatlarına babalık yapabilmiştir. Zaten oğlu da onunla birlikte cezaevinde gün saymaktadır.
08/12/2015 09:33
Bir öğretmen, sınıf tahtasına büyükçe bir beyaz kağıt asar ve ardından bu kağıdın tam ortasına da herkesin görebileceği büyüklükte siyah bir nokta yapar. Öğrenciler henüz ne olup bittiğini anlayabilmiş değildir. Acaba öğretmenin amacı nedir?
25/11/2015 09:06
Çok eski zamanlarda adamın biri, ölümcül hastalığına belki bir umut olur diyerek hekime gider. Ancak hekim, uzun muayenelerden sonra adeta ölüm fermanını bildirir:
16/11/2015 10:13
Teknolojinin otomasyonlaşması, nüfusun artışı gibi sebeplerden dolayı işsizlik her geçen gün gözümüzü korkutmaktadır. Bu yüzden anababalar da, doğal olarak çocuklarının yarınlarına yönelik kaygılar yaşıyorlar. Gelecekte güvenceli bir iş hayatı için imkânları geniş bir üniversite, istek ve yeteneklerine uygun bir bölüm, hatta bunlardan da önce, bu hedeflerine uygun bir liseye kayıt hakkı kazanmak, onlara en uygun bir çözüm olarak görülüyor.
03/11/2015 09:12
Bilinçaltımızın temel görevi, sağlığımızı dengede tutmaktır. Vücudumuzun bazen ilaç yardımı olmaksızın kendi kendisini iyileştirme becerisinin sebebi işte tam da budur. Alternatif tıbbın genelde oturduğu zemin de aslında bundan başka bir şey değildir.
20/10/2015 14:49
Beynimiz öylesine güçlüdür ki, bizi kanser gibi amansız hastalıklara itebilir veya bunlardan kurtarabilir. Her iki hâl için de, bu müthiş gücü kontrol edebilmek amacıyla, öncelikle yakından tanımamız faydalı olacaktır.
28/09/2015 08:38
Daha önceki yazılarımda, bazı anababaların, çocuklarıyla bazen ilgilenmeyerek, bazen de onlara tavizkâr veya baskıcı davranarak ailelerinde, istemeden “köstekleyici” bir pozisyonda bulunduklarından bahsetmiştim. Bunlardan başka bir de “destekleyici” aileler de vardır ki bunlara “demokratik tutumlu” aileler de diyebiliriz.
21/09/2015 09:26
Adamın biri pazardan bir koç satın alır ve evine doğru yola çıkar. Ancak çalılık bir yerden geçerken, hırsızın biri fark ettirmeden ipi keser ve hayvanı götürür. Zavallı dalgın adam, ne yazık ki bir süre sonra soyulduğunun farkına varır ve sağa sola koşarak feryat eder:
16/09/2015 08:27
Amerika’da bir seri katil yargılanarak idama mahkûm olur. Psikologlar, infazdan önce, bu cinayetlerin asıl sebebini öğrenmek için günlerce araştırmalar yaparlar. Bir görüşme sırasında caninin (aslında kurbanın) şu sözleri her şeyi ortaya çıkarır:
10/09/2015 08:52
Bundan bir süre önce bir misafirlikteydim. Çocukları 4 yaşındaydı ve biz sohbet ederken babasından kontak anahtarını istedi. Evde sıkılmış, cadde üzerindeki arabalarının içinde oynamak istemiş. Riskli bulunup verilmedi ve gerekli açıklamalar yapıldı. Fakat afacan bu defa tutturmaya, sonra da ağlamaya başladı. Bir anda keyfimiz kaçtı. Çünkü çocuk susmadığı gibi, sürekli vites büyütüyor, daha da yüksek sesle ağlamaya geçiyordu. Sonunda babası çocuğu aşağıya götürdü, arabayı açıp orada oynamasına izin verdi. Dönüşte de bana aynen şunları söyledi:
07/09/2015 08:59
Eski zamanlarda çirkin sesli bir müezzin varmış. Sesi öylesine kötüymüş ki, orada yaşayan inançsızlarla inançlılar arasında bir tartışma, hatta bir çatışma çıkmasından bile kaygılananlar varmış. O caminin müdavimleri bu müezzini defalarca uyarmışlar:
24/08/2015 11:05
Profesör Doktor Üstün Dökmen Hocamızın bir eğitiminde sorduğu güzel bir soru vardı; müsaade ederseniz ben de bunu size yöneltmek istiyorum:
30/07/2015 08:12
Toprak yeme alışkanlığı olan bir adam, hanımının kendisinden istediği şekeri almak için yolunun üzerindeki bakkala girer. Ancak bakkal müşterisini uyarır:
15/07/2015 09:06
Aslında zamanı kontrol etmek, yönetmek mümkün değildir. Bazen beynimiz, dışımızdaki evren karşısında kendisini çaresiz ve güçsüz olduğu vehmine, bazen de böyle “zamanı yönetebilmeye” muktedir olduğu hayaline kapılır. Oysa zaman, bilincimizden bağımsızdır. Bizim kontrol edip yönetebileceğimiz tek şey, yapacağımız işlerdir.
04/07/2015 09:02
Yaşı epey ilerlemiş bir adam, pek çok şikâyetlerle doktora gider:
25/06/2015 13:19
Adamın biri ölür ve cenaze töreni için konu komşuya haber verilir. Bu kişi aynı zamanda varlıklı biri olduğundan dolayı oldukça büyük bir kalabalık gelir. Belki cenaze yemeği veya en azında bir tabak helva verirler umuduyla o semtin fakirleri de bu sayıyı arttırmıştır.
22/06/2015 09:15
Adamın biri çok susamış ve saatlerce dağda, bayırda su aramıştır. Sonunda önüne kerpiçten yapılmış yüksek bir duvar çıkar. Su bulma umuduyla, uzun bir süre uğraşıp didindikten sonra bu duvarın tepesine ulaşır. Gerçekten de önünde tatlı tatlı akan hoş bir ırmak vardır. Fakat duvar çok yüksek olduğu için aşağıya atlamaya cesaret edemez.
15/06/2015 08:40
Lokman, bir zamanlar, bir sultanın yanında hizmetkâr olarak çalışıyormuş. Derisinin siyah renginden dolayı, gerek amirleri, gerekse iş arkadaşları tarafından da sık sık küçümseniyormuş.
01/06/2015 20:09
Hemen herkes gelişmek ister. Ancak nedense bunu başarabilenlerin sayısı pek azdır. Bu durumun elbette pek çok ekonomik, sosyal, eğitimsel, vb. sebepleri vardır. Bugün ben, pek fark edilmeyen ve söylenmeyen bir tanesini ele almak istiyorum.
27/05/2015 09:31
Yeni İnan’daki köşemden senelerce önce Mevlana’dan aktardığım öyküleri sizlerle paylaşmıştım. Ancak yaşadıklarım, yazdıklarım beni sık sık bu yüce gönül insanına götürdüğü için, bu kıssaları yeniden “kaldığım yerden” yazmaya karar verdim. Gerçekten de Mevlana bitecek gibi değil. Sonsuz bir okyanus gibi bizi sarıp sarmalıyor. Al gözüm seyreyle, Tüccarın Papağanı…
29/04/2015 09:33
Geçenlerde bir belgeselde, Hindistan’da ineklerin kutsal olduğu, kesinlikle kesilip yenmediği açıklanmıştı. Benzer şekilde bazı ilkel kabilelerde de çeşitli putlara tapıldığını biliyoruz. Elbette bunlardan başka, semavi dinler de vardır ve bunlar da birbirinden oldukça farklılıklar gösterir.
25/04/2015 08:49
Acaba zihnimiz, kendisine yöneltilen ifadelerin olumlu veya olumsuz olması durumunda nasıl bir tepkide bulunuyor? Seminerlerimde sık sık uyguladığım bir oyunum var. Sahneye davet ettiğim bir kişiye “lütfen şunu veya bunu yapın” dediğimde genellikle bir sorunla karşılaşmıyorum. Ancak herhangi bir şeyi yapma-masını istediğimde kısa bir süre şaşkınlık yaşadığına da çok şahit oluyorum.
08/04/2015 09:49
Elbette hemen her yaş grubu önemlidir. Ancak içlerinden biri var ki, diğerlerine göre daha öncelikli bazı özellikler taşır. Okul öncesi de denen bu dönemde çocuğun “bilinçaltı sistemi” telkinlere neredeyse tamamen açıktır.
02/01/2015 09:53
Gerek evliliklerimizi yaşatmak ve geliştirmek için, gerekse çocuklarımızla olan ilişkilerimizi güçlendirmek için etkili bir iletişime ihtiyaç duyarız.
05/12/2014 09:28
Aileleri meydana getiren kişilerin sadece fizyolojik, ekonomik, vb. değil, psikolojik ihtiyaçları da vardır. Bunlar ne kadar yeterli derecede karşılanırsa, o aile o kadar sağlıklı demektir.
23/09/2014 09:35
Kişilikleri etiket hapsine almak, ne yazık ki bize miras olarak büyüklerimizden kalmıştır. Nesilden nesile aktarılan bu tarz, eğer bir tedbir almazsak, muhtemelen bizden çocuklarımıza da geçecektir. Zararlı inançları içeren bu tür konuşmaları günlük iletişimde herhalde duymayan yoktur:
08/09/2014 12:32
Birçok değeri ölçebiliriz: Yaş, ağırlık, boy, kilo, vb. Ancak annelik, babalık veya çocukluğu ölçebilir miyiz? Elbette maddi ve manevi özelliklerin karmaşık bir toplamından ibaret olan kişiliğimiz tek bir değerle ifade edilemez. Çünkü biz insanlar aslında ÇOK kişilikli ve renkliyiz.
02/09/2014 09:46
Davranışlarımızın temelinde çoğunlukla aldığımız kararlar yatar. Bu gerçek elbette çocuklarımızı için de geçerlidir. Bazen evladımız, herhangi bir karar alıp, istemediğimiz bir davranışta da bulunabilir. Burada elimizdeki tek güç, çocuklarımızın almış olduğu kararlara karşı alabileceğimiz karşı kararlardır. Örneğin, evladımız kullanılmış ve kirlenmiş elbiselerini çamaşır kutusuna atmak yerine odanın bir yerine bırakıyorsa, fırlatıyorsa, belki biz de bunları yıkamama kararı alabiliriz. Böylece o, davranışının sonucunu yaşadığında, bir dahaki sefere alacağı kararını değiştirmeyi deneyebilir.
06/08/2014 10:13
Anne ile baba evde bir apartman sorununu konuşurken, küçük oğulları söze girer ve çocukça da olsa fikrini söyler. Şimdi onun bu sözlerinin, yetişkinleri belirli bir duyguya yöneltme gücü var mıdır? Elbette yoktur. Anne ya da babanın yaşayacağı duygu, tamamen evlatlarının bu yaklaşım biçimini nasıl yorumladıklarıyla ilgilidir. Örneğin eğitim seviyesi düşük bir baba “bacak kadar çocuk ne anlar” diye düşünürken, başka bir baba şunları söyleyebilir:
07/07/2014 09:29
facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015