HALK SEKTÖRÜ

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
Nazif KARAÇAM
HALK SEKTÖRÜ
11.08.2017


Rahmetli Bülent Ecevit, bir HALK MİLLİYETÇİSİ idi. Nitekim iktidar olduğunda bu sektöre çok güvenmişti. Cumhuriyetin kazanımları ÖZELLEŞTİRME kapsamına alındığında satışlarda önceliklerin Halk Sektörüne verileceğini söylemiştir.

Bu konuda sektörü bilgilendirmek, bilinçlendirmek amacıyla toplantılar düzenliyor, bilim adamları sektörü yazıp anlatıyorlardı. Düzenlenen seminerlerde sektörün ekonomik gücünden söz ediliyordu. Bu maksatla Köy İşleri Bakanı, köyleri dolaşıyordu. Köylerin ekonomik gücünü öğrenmeye çalışıyordu.

Cumhuriyet, Osmanlı'dan "KÖYLER ÜLKESİ TÜRKİYE"yi devralmıştı. Toprak ağalarından, yüzlerce köye sahip aşiret reislerinden söz ediliyordu. Kırk bin köyün varlığı, Halk Sektörünün oluşması için birinci unsur sayılıyordu. Tarım Kredi Kooperatifleri destek veriyordu. Tabii ki ekonomik yapının halk kökenli oluşu da söz konusuydu. Şüphesiz ki sektörün ekonomik yapısı kadar önem taşıyordu. Sektör için HALK ÜNİVERSİTESİ gerekli görülüyordu. Halk sektörünün güçlü olması, Türk demokrasisi için de yararlı kabul ediliyordu. Bu arada sektörün faaliyet alanları da gündemde tutuluyordu.

Görülüyor ki, Türkiye'de ekonomik ve sosyal şartlar, bir Halk Sektörü yaratılmasını zorunlu kılmıştır. Türkiye'nin bütün çevreleri bunu istemektedir. Bu sektör, Türkiye'nin olduğu kadar dünya için de yeni bir model olacaktır. Doğal ki bu yeni model, Türkiye'de ve dünyada umut yaratmıştır. Türkiye'de uygulanan KARMA EKONOMİK MODEL başarılı olmamıştır. Devlet ve Özel Sektörler zaman zaman tartışma yaratmışlardır. Bu yüzden yatırımlarda aksamalar olmuş, halkın refaha erişmesi gecikmiştir. Peki, heyecan ve umut yaratacak kadar kitleleri tetiklemiş olan bu HALK SEKTÖRÜ, Model olmuş mudur? Dün de bugün de, ondan söz eden yoktur. Sektörü yaratanlar da konuşmuyorlar.

Ecevit'in KÖYKENT'leri öyle değil mi? O çalışmalardan da bahseden yok. Demek ki Köykentler, Halk Sektörü Türkiye gerçeklerine uymadı. Mustafa Kemal Atatürk'ün Köykentleri, Köy Enstitüleri idi. Köykentlere asıl model olan onlardı. Yabancıların övgü ile söz ettikleri Köy Enstitüleri, Halkevleri, Halk Odaları'nı Türkiye yaşatmadı. Zira bunları yaratan zekayı, beyni tanımamıştı. Kendi yarattığIndan korktu ve tümden onları yok etti.

Halk Sektörünü anlatan kitabı okurken düşünüp anlıyoruz ki, Türk'ün yaratıcı zekası henüz, yukarı katlarda anlaşılmış değildir. Mustafa Kemal'in Kültür Devrimi ile gerçekleştirmek istediği ZİHNİYET DEĞİŞİKLİĞİ HENÜZ OLUŞMUŞ DEĞİLDİR...

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015