TİMUR ( 11.3.1336 – 18.2.1405)

Size Özel Yeni Model Otantik - Özel Tasarım Takılar ve Aksesuarlar, kolye küpe bileklik modelleri en uygun takı fiyatları
İbrahim BİRELMA
TİMUR ( 11.3.1336 – 18.2.1405)
12.02.2018


      Timur küçük bir Tatar aşiretinde 11.3.1336’da dünyaya gelmiş, gençliğinde ise bu aşiretin reisi olarak Semerkant’la Hindistan’ın dağlık sınırları arasındaki bir bölgeye hükmetmeye başlamıştı. Büyük bir cesaret, tükenmez bir enerji, eşsiz bir liderlik yeteneğine ve en üst düzeyde bir askeri deha sahibiydi. Çok güçlü bir ordu kurarak askerlerinin başında baş döndürücü bir hızla zaferden zafere koşmuş, üç imparatorluğun İran, Tataristan

( Türkistan dahil) ve Hindistan İmparatorluklarının hükümdarı olmuştur. Timur, dokuz hanedanın kökünü kurutmuş, merkezi Semerkant’tan İslam adına Asya’nın büyük bir kısmını yönetmeye koyulmuştu.  Timur, sessiz bir adamdı.Dinine çok bağlı , adalet konusunda son derece katı olduğu  gibi,  bir hesap ve planlama dâhisiydi. Ordusundaki atların sayısı altı haneli sayılarla ifade edilirdi. Asker kafilelerini yalnız deve değil, fil sürüleri de izlerdi. Timur on dördüncü yüzyıl sonlarında doğuda Büyük Çin Seddi’ne, kuzeyde Rusya steplerinin içine, güneyde Ganj Nehri’yle Basra Körfezine,  batıda İran, Ermenistan içlerine ve Fırat ile Dicle nehirlerinin üst boylarına, dolayısıyla Küçük Asya sınırlarına kadar uzanan bir imparatorluğa hükmediyordu. ( Lord Kinross, Osmanlı İmparatorluğunun Yükselişi ve Çöküşü, Altın Kitaplar, 4.Basım, Eylül 2012)

      -1402’de Timur, Bayezid’le karşılaşmak için batıya doğru yürür. Temmuz ayında, Osmanlı kuvvetlerini Ankara Savaş’ında yenilgiye uğratır; bu onun o güne kadarki en büyük zaferi olur. Osmanlı tarihinde ilk ve son kez bir Osmanlı padişahı düşman eline geçer. Timur  Hıristiyanların  Anadolu’daki son kalesi, Smirna’yı (İzmir) yıkar. 1403’te Beyazıd esaret altındayken vefat eder.

      -1405 Ocak ayında Timur, Kazakistan’daki Otrar kentine ulaşır ve burada hasta düşer. 18 Şubat 1405’te vefat eder. Naaşı başkenti Semerkand’a getirilip defnedildi.

      Vefatının 613. Yıldönümünde, Timur’u bazı görüş ve düşüncelerini anımsatarak anmak istiyoruz:

      -Ağzına kan dolsa da düşmanın yanında tükürme.

      -Hakan, her işte adaleti gözetmelidir. Vezir seçerken onun adil olmasına  dikkat etmelidir. Çünkü adil bir vezir, zalim bir hakanın kötülüklerini tamir eder. Fakat vezir de hakan gibi zalim  olursa, hükümet binası yıkılmakta gecikmez.

      -Vezirlerin özellikleri şöyle olmalıdır: 1. Vezir, idareci olduğu kadar, maliye işlerinden anlamalıdır. 2. Vezir, kinci, öç alıcı olmamalıdır. 3. Vezir, haksızlık yapmamalıdır. 4. Vezir, güler yüzlü, tatlı dilli olmalıdır. 5. Vezir, her söylenene kulak asmamalıdır. 6. Vezir, hırslı olmamalıdır. 7. Vezir, Devlet, Millet işlerinde fedakar olmalıdır. 8. Vezir, çok sabırlı olmalıdır. 9. Vezir, olup biten şeyleri bilmeli, sezmeli ve son derece uyanık olmalıdır. Bir isyanı, bir kargaşalığı, bir hadiseyi önceden sezmeyen, hele onu bastıramayan bir kimse devlet adamı olamaz. Devlet adamının iyi tarafı, kötü yanından üstün basmalıdır. Zira dünyada her yanı mükemmel adam bulunmaz, hayatta dört başı mamur insan olmadığı gibi.

      -Politikaya muhtaç bir meselede  hiçbir vakit politika yerine kılıç kullanmadım. Orduyu harekete geçirmedim. Bir kumandan hem politika hem de kılıcıyla fetih ve muhafaza ederse , o sahibüsseyf ve kalem ( kılıç ve kalem sahibi) denilmeye layıktır.

      -Timur, Yedi Yıllık Sefer ( 1399- 1404) adı verilen bu seferde Halep, Hama, Humus ve Şam gibi şehirleri ele geçirmiş, ardından Bağdat seferi yapmış, Bağdat’ı aldıktan sonra, şehrin en bilgin iki alimini getirtmiş, onlara “ Ey şehri İsfahan bilginleri, iki tarafın askerleri öldü. Söyleyin bakalım hangi tarafın askerleri şehit sayılır?” Alimlerin ilki

“ Tabii ki senin askerlerin şehitlik mertebesindedir Timur Han” dedi, Timur diğer alime dönerek “ Sen söyle bakalım, hangi tarafın askerleri şehittir?” diye sordu. Alim biraz çekinerek de olsa  “ Hangi tarafın askerleri gerçekten Allah için cenk etmişse, onun askerleri şehittir” dedi. Timur, bu cevaptan çok memnun oldu ve o alimi çadırına davet edip, kendisiyle Semerkand’a dönmesini teklif etti. Diğer alimin ise derhal kellesini vurdurdu. Ve şöyle dedi: “ Allah’tan korkmayıp benim gücümden korkan birinden alim olmaz. Böylelerin hakkı ölümdür!”

      - Atatürk, Timur’u çok severdi. Bir gün Yıldırım’la Timur arasındaki Ankara Meydan Muharebesi’ni harita üzerinde şöyle değerlendiriyordu: “ Bakınız,Yıldırım Timur’u öyle bir kıskaç içine almış ki, bu kıskaçtan Timur’dan başkası çıkamazdı. O çıktı ve hasmını yendi. Ben, Timur zamanında gelseydim, onun yaptığı işleri başaramazdım. O benim zamanımda gelseydi, yaptıklarımdan daha çok büyüklerini yapardı. ( Ali Murat Seymen, Timur, Mavi Çatı Yayınları, İstanbul,2017)                    

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015