HALİL İNALCIK ‘I ANARKEN…

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
İbrahim BİRELMA
HALİL İNALCIK ‘I ANARKEN…
14.07.2017


7.9.1916’da İstanbul’da, Kızıltoprak’ta Seyid Osman Nuri ile Ayşe Bahriye Hanım’ın ilk çocuğu olarak dünyaya gelen Halil’e , Kırım, Bahçesaray, Han Cami müezzini dedesi Halil’in adı verildi. Baba 1905’te Kırım’dan kaçıp Türkiye’ye geldi.

1923 yılında Ankara Gazi Mektebinde ilk eğitimine başlayan İNALCIK, Sivas Muallim Mektebi, Balıkesir Muallim Mektebi’nden sonra Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesinden 28.3.1940’ta mezun oldu. 30.4.1940’ta DTCF’nde doktorasına başladı, 15.12.1943’te doçent, 2.6.1952’de Profesör oldu. 1953-1957 döneminde ABD’de Columbia ve Harvard Üniversitelerinde ziyaretçi profesör olarak bulundu. 1957’de Türkiye’ye döndü, 1972’de DTCF’nden emekli oldu. 1972- 1986 Chicago, 1992’ye kadar Princeton Üniversitesi’nde çalıştı, 1993’te Ankara Bilkent Üniversitesi’nde tarih bölümünü kurdu. 25.7.2016’da vefat etti.

Vefatının birinci yıldönümünde Prof. Dr. İnalcık’ı bazı görüş ve düşüncelerini anımsatarak anmak istiyoruz.

-Bir lider halkın iradesini temsil ediyorum, millet meclisi avucumun içindedir, istersem anayasayı değiştiririm fikrine girdi mi, bu tehlikeli bir gelişmedir.

-1980 ihtilali memlekette koministlerin ve Rusya nüfuzunun geleceği korkusuyla patlak vermiştir; sonuçta Türk – İslam ideolojisinin iktidara gelmesini ifade eder. Türk halkı, Rusya orada durdukça ve komünizm bir tehlike oldukça daima tepki gösterir, onun için 1980 devrimini yapanlar o politika doğrultusunda bir anayasa yaptılar.

-Tarihçi, yaratıcı şair ve edipleri okumalı. Bu dünyadan giderken en çok neye hayıflanacağım biliyor musunuz? O büyük şaheserleri okuyamadan gözlerimi kapayacağıma. Tüm peygamberleri, Budda’yı, Kant’ı, Shakespeare’i, Dante’yi, Fuzuli’yi ve Dostoyevski’nin bütün romanlarını okumak isterdim. Ömür o kadar kısa ki.

-Basın dördüncü kuvvettir, derler, bizde birinci kuvvettir. Basının desteklediği bir insan dâhi de, cumhurbaşkanı’da, her şey olur. Desteklemediğiyse yerin dibine batar.

-Dördüncü kuvvet diye adlandırılan basının görevi, üç kuvveti, yasama, yargı ve yürütmeyi, bu alanda yapılanları hep halkın yanında durarak izlemek, yansıtmaktır ve gerekiyorsa uyarmaktır. Tabii, bizde tam tersi. Haber sansasyona çevrilir.

-Bizde ilmin ilerlememesinin bir sebebi şudur: Bir kitap çıktığı zaman o konudaki uzmanların ele alıp değerlendirme geleneği nadirdir. Genelde birisi kıskandıysa, yahut yazarın düşmanıysa eleştiri yazar.

-Cosimo şöyle demiş: “ Ben insanım, insana ait hiçbir şey bana yabancı değildir.” Benim hayat felsefemi bu söz özetler.( Tarihçilerin Kutbu, “Halil İnalcık Kitabı”, Söyleşi, Emine Çaykara, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ekim 2005)

-Bana, siz bütün kariyeriniz boyunca ne yaptınız diye sorarsanız şunu söyleyebilirim: Bütün çabalarım Türk tarihçiliğini modern tarihçilik düzeyine çıkarmaktır. Benim tarih anlayışım, devletlerin tarihini ortaya çıkarmaktan ziyade halkın tarihini, halkın geçmişte nasıl yaşadığını sosyal hayatını, ekonomisini, gündelik yaşantısını ve bunları belirleyen şartları ortaya çıkarmaktır.Bizim tarihçiliğimiz ise bu konulara yeni yeni ilgi duyuyor.

- Osman’ın bir hanedan kurucusu durumuna gelmesi, 1302’de bir Bizans ordusuna karşı zaferi ile ilgilidir. Bir imparatorluk ordusuna karşı kazanılan bu zafer,Osman’ı bölgede karizmatik bir bey durumuna getirmiştir. Çağdaş kaynak Pachymeres onun bu zaferle şöhretinin Kastamonu bölgesine kadar yayıldığını ve gazilerin onun bayrağı altına koşuştuklarını kaydeder. 15. Yüzyıl sonlarında tarihçi Neşri, onun beyliğini ve bağımsızlığını haklı olarak bu tarihe kor.Bafeus ( Koyunhisar) savaşı Osman’a bir hanedan kurucusu karizması kazandırmış, kendisinden sonra oğlu Orhan itirazsız beylik tahtına geçmiştir. Biz 27 Temmuz 1302 tarihini Osmanlı Hanedanının dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin kesin kuruluş tarihi olarak kabul edebiliriz. ( Halil İnalcık, Osmanlı Tarihini Yeniden Yazmak, Kuruluş, Hayykitap, 8. Baskı, Şubat 2014)

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015