Arap Baharı adı altında yürütülen politakalarda Türkiye’nin düştüğü veya düşürüldüğü durum tam bir labirenttir. Aktif siyaset yürütelim diye ön alma peşine düşen Türkiye bunun ne getireceğini ve ne götüreceğini önceden düşünmeden işe koyulunca kendisini p

Tekpara GPR RADAR El Yapımı Alan Tarama Dedektörleri - Metal Dedektörü - Altın Arama Çubukları Fiyatları - Rezistivite Cihazı Modelleri Dedektör Dünyası
Fahrettin Masum BUDAK
DÜŞTÜĞÜMÜZ DURUMA BAKIN!
03.03.2014


Büyük devletlerin uzun vadeli stratejilerine takılan dışişlerimiz Suriye’de olup bitenler karşısında bağırıp çağırmaktan öteye geçemedi. Sergilenen kararlılığımıza ve etkin çalışmalarımıza gülüp geçen batılı devletler yürüttüğümüz ikircikli politikalar karşısında hükümetimizi cascavlak ortada bıraktı. AKP hükumetinin dış işleri bakanı mal bulmuş mağribi gibi Arap baharızincirlemesine badoslama dalarak Suriye’de kendisini bataklığın ortasında buldu. Büyük devletlerin hedef belirlerken yaptıkları plan, proje ve strateji ustaslığından yoksun olan bizm dış işleri, onların ele aldıkları kısa ve uzun vadeli hedeflerinde boğulup gittiler.Dış işlerimiz sandı ki diğer Arap ülkelerinde planlanan devrilme yöntemlerinin aynısı Suriy’de de olacaktır. Oysa Amerika ile İsrail Suriye’ye farklı bir pencereden baktıklarını hemen ilk bakışta belli ettirdiler. Onların amaçları Suriye’nin bu kargaşa ortamını diz çökerek ve sürünerek atlatmasıydı. Bundan dolayı buradaki yönetim değişikliğine ipe un sermek gibi bir davranışa baktılar. İçeriden halkın birbirlerini yemesini bekleyeceklerdi. Ekonomik, siyasi, askeri ve sosyal yönden enkaz haline gelmeden Suriye’nin mevcut diktatörünü değiştirmek veya alaşaği etmek düşüncesinde değillerdi.

 

Hükümet Suriye bataklığında bocalarken bu meyanda bir sürü olumsuzlukları omuzlamak zorunda kaldı. Suriye ile ikili ilişkiler eksiye inerken buna ilaveten Türkiye’ye karşı bölgesel bir takım ittifaklara zemin hazırlandı. İran, Irak ve Suriye’nin Türkiye’ye karşı birleşmeleri yapılan ve sürdürülen politikaların yanlışlığına delil teşkil etti. Bu bölgeye hükumetin bakış tarzı tam bir çıkmaz sokağı andırıyordu. Bölgenin yönetim değişikliğinin mezhepsel kaygılar ele alınarak konuşulmasıbu üç devletin endişelerini doruk noktasına ulaştırdı. Dış tehditlerin tehlikesini birlikte hisseden bu devletler kısa sürede birlikte hareket etmenin yollarını aradı. Yanlarında bulunma ve destekleme sözünü aldıkları Çin ve Rusya’nın Batıyla kendileri üzerinden yürüttükleri çıkar eksenli pazarlıklarına mesafe alma adına ses çıkarmadılar. Şu anda bütün güçleriyle Şii eksenli bir üçlü devletin birleştiğini ve Türkiye’ye karşı diklendiğini görmekteyiz. Amerika felç olan ve sürünen bir Suriye gördüğü anda düğmeye basacak Çin ve Rusya’nın isedikleri hadiyeyi altın tepsi içinde onlara sunacak ve Esat’ın gidişini sağlayacaktır. Burada Amerika ve İsrail’in bölgede yıllar boyu rahat bir nefes alamlarına yönelik amaçlarının gerçekleşmesi beklenmektedir.

 

Tüm dünya bir gün Türk Tohumu kullanacak

Peki her şey Batı’nın ve Amerika’nın kontrolünde yürürken ne kazandık ve ne kaybettik? Biraz da buraya bakalım. Aslında hiç bir şey kazanmadığımız ortadadır. Türkiye mezhepsel yaklaşım politikasıyla uzun yıllar onarılması mümkün olmayan bir düşmanlık kazandı. Sınırlarınıaçarken doğruluğunu onayladığımız insan hakları çerçevesinde önemli işler yapmasına karşın askeri alanda verilen desteğin keşmekeşliğinden dolayıvatandaşlarının can güvenliğini korumaktan aciz kaldı. Uçağımızı düşürdüler, insanlarımızı öldürdüler ve yağdırdıkları bombalarla katliamlar yaptılar. Sınırlarımız yol geçen hanına döndü. Kimin Suriyeli kimin Türk vatandaşı olduğu tesbiti imkansız hale geldi. Bir milyar dolar civarında harcadığımız paranın külleri yanan çadır kentlerde havada toz bulutları oluşturdu.Buna rağmen iktidar Suriye’ye karşı en ufak bir yaptırımda bile bulunamadı.Üstelik Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de unutturulan Türkmenler sorunlarıyla başbaşa bırakıldı!

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015