"Evet-Hayır" çekişmesi de, bu saatten sonra daha bir hız kazanacak.

Tekirdağ Estemed Kusursuz Bir Cilt İçin
MUSTAFA ÇETİN -BOYAYNASI -
REFERANDUM POLEMİKLERİ
16.02.2017


                                                     REFERANDUM POLEMİKLERİ

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, nihayet imza attı ve Anayasa Değişikliği Referandumu tarihi, 16 Nisan olarak belirlendi.

Tabi, daha haftalar öncesinde başlayan "Evet-Hayır" çekişmesi de, bu saatten sonra daha bir hız kazanacak.

Elbette ki ülkemizin geleceğini hayati anlamda etkileyecek olan ve 18 maddeyi içeren Anayasa Değişikliği Referandumu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulduğu 1923'ten beri süregen ülke yönetim şekli 'Parlamenter Sistem'i değiştirip 'Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne dönüştürmeyi hedeflediği için; enine boyuna incelenip, düşüne taşına karar verilmesi gereken bir konudur.

Tabi bu bağlamda referandum işlevinin nerelere çekildiği ve ne şekilde yorumlandığı, sandık başına giderek tercihini kullanacak vatandaşların nasıl kategorize edildiği, onlara ne tip sıfatların yakıştırıldığı, hangi gömleklerin biçildiği... çok ama çok dikkat çekici!  

                                                     YETKİLİLERİN PEŞİNEN

                                                   "YAFTALAMA" ÇELİŞKİSİ

Şöyle bir panoramik bakışla değerlendirildiğinde, öncelikle Hükümet yetkililerinin "Evet" veya "Hayır" diyecek insanlarımızı, peşinen 'yaftalama' biçimleri tam bir polemik konusu. Ve ilaveten çelişkiler zinciri.

"Bu referandumda demokrasi için sandık başına gidilecek, kabul veya reddedilecektir. Millet ne derse, o olacaktır" diyen bir yetkili büyüğümüz, hemen peşinden ekliyor: "15 Temmuz darbe girişiminde yapamadıklarını 'Hayır'la yapacaklar. PKK, FETÖ,DHKP-C teröristleri de 'Hayır' diyor!" Bir büyüğümüz de etiketi yapıştırıyor: "Hayır, darbeden yana olmaktır!"

Yani, Türkçesi... kendilerinden farklı düşünüp 'Hayır' oyu verecekleri, daha işin başında teröristlerle aynı kefeye koyup, nerdeyse resmen terörist, darbeci ilan ediveriyorlar.

Hani demokrasi içinde millet karar verecekti? Bu bakış açısıyla, demek ki 'Evet' diyenler millet... 'Hayır' düşüncesinde olanlar değil!!

                                               REFERANDUM'UN DOĞASINDA

                                                         İKİ SEÇENEK VAR

Referandum denen şey, bir konuda farklı düşünenler olduğu için, ağırlıklı seçeneği belirlemek amacıyla  yapılır ve zaten doğasında iki seçenek var: Evet veya Hayır. Bir tarafı, "Hayır" diyenleri bugünden 'suçlu' ilan etmek de neyin nesi Allah aşkına? Tek seçenek beklenti dayatmalı referandum mu olur?

Tamam, herkes kendince düşünce ve isteği doğrultusunda görüşünü açıklar ve anlatmaya çalışır. 16 Nisan günü de sandık başında oyunu kullanır. Halkın önüne Anayasa Değişikliği isteklerini getirenler de, sandıktan çıkan sonuca -eğer gerçekten demokratik bir zihniyete sahiplerse- razı olur, "Eyvallah... Milletin dediği, başımızın üstünde. Millet iradesine razıyız" derler. Demeleri de gerekir.

Eeee... Onların itham ettiği gibi PKK, FETÖ "Hayır" diyecek diye; bu milletin ferdi olup kendi karar vererek "Hayır" diyenler teröristse... O PKK'lılar da ekmek yiyip su içiyor. O zaman ekmekle karnını doyuran ve su içenler de onlardan sayılır?!!

"Ne alaka, konuyu saptırma!" diyenler var gibi. Bir AK Partili vekilin, "Sayın Kılıçdaroğlu  nikahta evet demeseydi, böyle mutlu bir aileye sahip olabilir miydi?" sözleri ne kadar konu dahili ise öteki görüş de o kadar dahil...

                                                    "KUŞ UÇAR, UÇAK DA UÇAR

                                                   ÖYLEYSE, UÇAK DA KUŞTUR!"    

Terörist gruplar 'Hayır' diyor diye, referandumda 'Hayır' tercihini kullanacakları da onlar gibi terörist saymak... "Kuş uçar, uçak da uçar. Öyleyse uçak da kuştur" mantık yanlışlığına ne kadar da benziyor!

Bir diğer şaşırtıcı ve çelişkili söylem ise; Evet'ini açıklayan Rıdvan Dilmen'in kendisini eleştirenlere karşı "Ben hem Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ı ve hem de aynı zamanda Atatürk'ü sevemez miyim?" savunması.

Anlaşılan o ki işi, şahsileştirerek ve duygusallıkla ele alıyor bazıları. Oysa bu referandum, "Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı seviyor musun? Evet mi Hayır mı?" oylaması değil. Koskoca milletin, gelişmiş demokrasi anlamında kaderini etkileyecek bir mevzu. Demek ki, o değişiklik maddelerini okudukları falan yok. Bu ne sevgi ah!

                                                     BİRİLERİNİN SEVGİSİ DEĞİL

                                                SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ OYLANACAK

Anayasa Değişikliği Paketindeki söz konusu 18 maddeye ilişkin referandum, "Ülkemizin süper yetkilerle donatılmış, Partili Cumhurbaşkanlığı ile mi (aslında Başkanlık) yoksa demokratik yönetimlere en uygun Parlamenter Sistem ile mi yönetilmeli?" seçeneklerinin oylanmasıdır.

Evet'i savunanların 'Hayır' diyenlere terörist, darbeci, vatan haini yakıştırmaları yoluna başvurmaları... Onların halkı"Evet"e ikna edici elle tutulur gerekçelerinin, dayanaklarının olmaması sebebiyle; işi şahsileştirip, sevgiye indirgeyerek ve bir de teröristlerle yanyana gelme korkutmacası ile, insanların o maddeleri okumadan değerlendirmeleri isteğinden  kaynaklandığı izlenimini veriyor.

"Şundan, şundan, şundan, Hayır denmeli" diyenlere karşılık, "Şu, şu sebeplerden dolayı, tercih Evet olmalı" denmesi gerekirken; "Hayırcılar şudur, budur.." gibi bir tutum, ne kadar gerçekçi bir yaklaşım acaba?

Bir karikatürdeki, iki kişi arasında geçen:"Referandumda ne oyu  vereceksin?", "Evet"... "Peki, metni okudun mu?", "Hayır" konuşması, bu anlamda ne kadar da düşündürücü!

                                               OKUMAK YA DA OKUMAMAK:

                                                     İŞTE BÜTÜN MESELE BU!

Eğer milleti kendi haline bıraksalar... neyin ne olup olmadığını, değişikliğe uğrayan  18 maddeyi  eski ve yeni metinleriyle okuyup değerlendirerek, birilerinin dayatmasından, yönlendirmelerinden uzak, sağduyu ile "Evet" ya da "Hayır" kararlarını başkalarının isteğine değil kendi isteklerine göre verecekler.  

Bu referandum... güvenilir, özgür ve demokratik ortamda, tercihi halka bırakarak, farklı düşünenleri ötekileştirmeden, toplumu bölücü yaftalamalardan kaçınılmak suretiyle  yapılırsa olumlu sonuç verir ülkemiz ve devletimiz için.

Aksi halde, daha baştan 'Hayır' veya 'Evet' diyenleri karşılıklı teröristlik-darbecilik, aptalık gibi yakışık almayan sıfatlarla itham etmek gibi akla, mantığa, insafa, vicdana sığmayacak şekilde karalamalardan; ne Evet'in ve ne de Hayır'ın iyi bir sonuç vereceği boşuna beklenmemelidir.

Bir referandum uğruna, demokrasinin gereği farklı düşüncelere tahammül erdemi görmezden gelinir, insanımız birbirine düşman edilirse... Sandıktan "Evet" çıksa n'olur, "Hayır" çıksa n'olur!.. 

        

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015