ONLAR, MEMLEKETİN MOBESE KAMERALARI

Tekpara GPR RADAR El Yapımı Alan Tarama Dedektörleri - Metal Dedektörü - Altın Arama Çubukları Fiyatları - Rezistivite Cihazı Modelleri Dedektör Dünyası
MUSTAFA ÇETİN - BOYAYNASI-
ONLAR, MEMLEKETİN MOBESE KAMERALARI
13.01.2018


Geçtiğimiz Çarşamba günü, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” idi. Basın dünyasının en önemli görevini yapan, hatta öyle ki hayatı pahasına uğraş veren emekçilerin günü.
Hani o, ‘ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkı’nın vurgulandığı “Basın hürdür, sansür edilemez” ilkesinin yapıtaşlarını oluşturan; haberi en doğru, en objektif ve en ayrıntılı şekilde halka ulaştırmak üzere tüm yeteneğini, gücünü, sabrını, tehlikeleri göze alış cesaretini ortaya koyan gazetecilerin günü…
Tabi ki bu, ülkemizde tutuklu gazetecilerin sayısındaki fazlalığın dünya kamuoyunun dikkatini çektiği gerçeğini değiştirmiyor. İşte bu yüzden olsa gerek, en son eski Cumhurbaşkanı Gül’ün “Gazetecilerin tutuksuz yargılanması ve bunun da hukuk devletinin gereği olduğunu” vurgulaması, boşuna değil. 
Bir gazetecinin şu veya bu haberi, yazısı yüzünden terörle veya terör örgütleriyle ilişkilendirilerek tutuklanması, taşıdı vasfın doğasıyla uyuşmamaktadır. Zira, Amerikalı Siyaset Bilimi Profesörü John Keane’in “Bazıları, bazı şeylerin bazı yerlerde yayınlanmasını istemez. İşte o şeylere haber diyoruz” sözü, tam da bu hakikatin apaçık ifadesidir.   
Ve yine, İngiliz BBC Hard Talk Sunucusu Tim Sebastian, "Gazetecilik, bir anlamda iktidar sahiplerini halk adına sorgulamaktır. Bunu yapmayanların, başka iş yapması gerekir" diyor.
Üzeyir Garih'in "Gazetecilik; haber alma, iletişim, araştırma, halkla ilişkiler, kamuoyu oluşturma, doğru bilgi verme, halkın avukatlığını yapma, devlet yönetiminde yanlışları olduğu kadar, doğruları gösterme gibi birçok işlevin bileşkesi olarak nitelendirilebilir" tanımlaması, yerinde tespitleri içermekte.
Cumhuriyetimizin kurucusu, dehası ve vizyonuyla şimdilerde değeri daha bir anlaşılan büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de, basının ve mensuplarının bir ülkedeki önemine ilişkin sözleri dikkat çekici:
“Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, hülasa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlıbaşına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.
Basının umumi hayatta, siyasi hayatta ve Cumhuriyetin gelişme ve ilerlemelerinde haiz olduğu yüksek vazifeleri anmak isterim.
Basın, suiistimallere mani olur ve hükümet birimlerini, vazifelerini doğru yapmaya mecbur eder.”
Ve yine, hukuk devletinin en yüksek yargı organı Anayasa Mahkemesi (AYM)’nin, geçtiğimiz günlerde iki gazetecinin tutukluluk hallerinin “Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yanında ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahale” anlamı taşıması nedeniyle tahliyelerine hükmetmesi, basın ve gazetecilerin özgürlüğü açısından çok önemlidir.   
Son söz olarak diyebiliriz ki… Basın ve organları gazete ile mensupları gazeteciler, bir ülkenin MOBESE kameraları mesabesindedir ve her alanda olanları gözler, kaydını yapar. 
Şayet, ülke ve toplum huzuru için -olmazsa olmaz- bu mekanizmayı işlevsiz hale getirirseniz, kanunsuzluklar, suiistimaller, insanımıza hayatı zehir eden kötülükler alır başını gider. Sonrasında bu durumdan, hem vatandaş ve hem de yöneticiler zarar görecektir elbette.          

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org