YAŞAMIN NABZI: SİVİL TOPLUM

Tekpara GPR RADAR El Yapımı Alan Tarama Dedektörleri - Metal Dedektörü - Altın Arama Çubukları Fiyatları - Rezistivite Cihazı Modelleri Dedektör Dünyası
Adnan Karadüz
YAŞAMIN NABZI: SİVİL TOPLUM
15.01.2018


En son hangi sivil toplum örgütünde yer aldınız? Hangi miting ya da toplantıda bir hak talebinde seslendiniz? Bir sokak çocuğunun başını ne zaman okşadınız? Hangi kültür ya da sanat etkinliğinin ritminin sesi oldunuz? Sivil toplum etkinliğinde toplumsal dayanışmanın bireyi olabilme iradesini ortaya koymak önemlidir. "Sivil oluşumlar neye yarar ki ya da çok mu önemliydi de vs...!" gibi bir düşüncenin karanlığına düşmemek lazım. Çünkü sivil toplum her bireyin özgün ve öz iradesiyle özgürlüğünü seslendirdiği bir platformdur. Toplumsal birlikteliğin ve ruhun oluştuğu, dayanışmanın toplumsal kültüre dönüştüğü yerin adıdır sivil toplum. Dayanışma kültürü, halkın refah ve mutluluğu ve demokratik yaşam... Bireylerin özgün davranışlarını ortaya koyması ve özgürce kendi düşüncelerini, beğenilerini, zevklerini tutumlarını ifade etmesi...

Demokratik devletlerde söz konusu olan bu değerler elbette ki yasalarla teminat altına alınır. Amaa, demokratik yaşam kültürü toplumun ruhunda neşvünema bulmadan tam anlamıyla demokratik bir yaşamdan söz edilemez. Demokratik yönetimler, toplumun iradesine dayanır fakat iradesini kullanamayan bireylerden oluşan bir toplumda da bireyler, özgün bir tutum geliştiremeyeceği için demoratik refleksler ortaya koyamazlar. Öyleyse bireylerin yasal sınırlar içinde istek ve haklarını da seslendirebilecekleri ortamlar gerekir. İşte, bireylerin seslerini duyurduğu, kendi düşünce tarzını, tavrını özgürce ortaya koyduğu; her düşüncenin her zevkin saygı gördüğü barış ortamlarıdır, sivil toplum örgütleri... Ve bireylerin kendini ifade edebildiği yasal, şeffaf, oluşumlar; demokratik yaşam kültürünün estiği iklimler... Bu kültürü siz, sivil toplumla yeşertebilirsiniz.

Sivil toplumda birey, yaşadığı her türlü çevreye dönük farkındalık geliştirir. Yürüdüğü yolda özgürce düşüncesini seslendirir, sorumluluk alır; toplumun çıkarlarına dönük ödevler yüklenir. Sivil toplum sürecinde her türlü davranış ve eylem yasaldır çünkü tüzükler, etkinlikler yasalarla desteklenir. Desteklenen ve denetlenen bir yapı, şeffaf ve berraktır; bireyler, kendi iradelerini ortaya koyarken biat etmeden soru sorar, sorgular ve akılcı yaklaşımların özneleri olurlar.

Sivil toplum örgütlerinin siyasal tavırlarının olduğunu ya da siyasallaştığını da düşünebilirsiniz. Bir toplum ne kadar siyasetle içli dışılı olursa, siyasetle yatar kalkarsa sivil toplumlar da bundan doğal olarak etkilenir. Toplum ne kadar politize olursa sivil toplum örgütleri de bundan nasibini alır. Bu kaçınılımaz bir durum. Daha kötüsü nedir bilir misiniz? Siyasi partilerin işi daha ileri götürüp sivil toplum örgütlerini kendi siyasi görüşlerini yayma ve de kendisine taraftar bulma aracı olarak kullanmaları... Böyle durumlarda sivil toplumun iradesi siyasi iradelerin eline geçer ve toplumun ortak çıkarları göz ardı edilir. Doğru olan, sivil toplumun siyasi iradeyi toplumun çıkarlarının üstünde görmemesidir. Ben güzel yurdumda özellikle sendikaların ve meslek örgülerinin siyasi partilerle fazla içli dışlı olduğuna inanırım.

Sendikalar, meslek grupları ne kadar siyasallaşırsa siyasallaşsın sonuçta ait olduğu meslek grubunun bireylerinin hak ve isteklerinin sesidir. Her bireyin düşüncesi, farklılığı şeffaf demokratik yasal bir yapılanmada yer bulduğunda değerli ve anlamlıdır. Sendikalar ve meslek örgütlerinde her meslek grubunun ekonomik ve sosyal hakları talep edilir. Bu talepler siyaset üstüdür ve toplumdaki bütün bireyler bu bakımdan paydaştır. Bu yüzden hangi sendika, meslek örgütünden olursanız olun, her türlü demokratik hak ve talep saygındır. Bu bakımdan farklı siyasi düşüncelerde olan ögütlerin bazen de ortak

hedeflerde çok sesli bir orkestra olması gerekir. Farklı seslerin ahengi, demokratik yaşam kültürü yerleşmiş toplumlara yakışır bir reflekstir. Gelişmiş toplumlardaki yasal örgüt ve sendikaların, biri diğerini ötekileştirmeden kişilerin hak ve özgürlüklerini destekler.

Sivil toplum örgütleri, bazen de siyaset üstü bir tutum ortaya koyar. İnsanlığın, medeniyetin ortak menfaatlerini seslendirir. Evrensel çıkarlar vardır ya hani, insan olabilmenin ortak değerleri!.. Hatta insanca davranışların paylaşıldığı, erdemin okulu derim ben, bu tür sivil toplum örgütlerine. Hangileri mi diyeceksiniz? Yaşadığı doğal çevrenin duyarlı bireylerine, çevrecilerine bakın... Düşkünlere, yaşlılara, ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatan vicdan sahiplerine bakın, sanatın ve kültürün sesi olmaya gayret eden toplumun duyarlı bireylerine dönüp bakın...

Her yerde olduğu gibi Tekirdağ'da da çeşitli sendika ve meslek örgütleri var elbette. Bunlardan başka daha mütevazi duruşuyla vicdanını bayrak edinmiş sivil toplum görtülerinden söz etmek isterim. Merhametin ve vicdanın sesidir onlar. Bazen bir sokak çocuğunun başını okşarken görürsünüz onları, bazen de sokak hayvanlarını sahiplenirken... Bazen de engelsiz yaşam oluşması için koşturan sessiz kahramanlardır onlar... Unutmamak lazım, bir de doğal yaşamın korunması için koşturur, çağdaş yaşamı destekler onlar... Demokratik Cumhuriyete sahip çıkar, Atatürkçü düşünceyi bayraklaştırırlar... Sahi, siz hangi sivil toplumunun yürüyen adımları ya da çarpan kalbisiniz?

facebooktwitterrsssanalbasin.com üyesidir
online alışveris

59.COM.TR ve alt sayfalarında gezdiğinizde kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız. Sitede yer alan her türlü yazılı ve görsel materyalin kaynak belirtmeden izinsiz kopyalanması ve kullanılması 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. Her Hakkı Saklıdır. © 2015 TASARIM muhabbet.org